YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12035
KARAR NO : 2021/10745
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Esastan red
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık … müdafiince duruşmalı inceleme isteminde bulunulmuş ise de, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak ve temyiz dilekçesinde belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerde kararın yazılması sırasında suç tarihinin 30.09.2019, 04.10.2019, 16.10.2019 yerine 11.07.2019 yazılması, mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre; katılanın aşamalardaki beyanlarında özetle, üniversitede öğrenim gören kızına hediye cep telefonu almak istediğini, bankalardan kredi çekemediği için cep telefonu alamadığını, durumunu iş yerinden arkadaşı…’a anlattığını, arkadaşı …’in kendisini sanığın sahibi olduğu İbo İletişim adlı iş yerine yönlendirdiğini, sanıktan 4 adet olmak üzere toplam fiyatı 6.700,00 TL olan telefon aldığını, borcu için borçlusu kendisi, alacaklısı sanık olan senet düzenlediklerini, babasının tedavisi ile ilgilendiği için Temmuz ayında 1.500,00 TL ödedikten sonra diğer ödemeleri yapamadığını, ödeme yapamayınca sanığın telefonda kendisini tehdit ettiğini, 30.09.2019 tarihinde sanığın iş yerine gittiğinde, sanığın kapıyı kilitleyerek kendisini sopayla dövdüğünü, daha sonra iş yerindeki plastik tabure ile vücudunun farklı yerlerine vurduğunu, bunlara rağmen öfkesini alamayarak cebinden çıkardığı bıçağı boğazına tutarak “senin kafanı kopartırım” dediğini, boş bir kağıda “parsel numaralı arsayı sattım, şu tarihte parasını aldım” şeklinde yazıp imzalattığını ve ekinde 100.000 TL bedelli senet imzaladığını, 04.10.2019 tarihinde yine sanığın iş yerine giderek bu parayı ödeyemeyeceğini söyleyince sanığın yine kapıyı kilitlediğini, boş bir senet çıkartıp kendisine uzattığını, bıçağı kendisine doğrultup borçlusu kendisi alacaklısı…, miktarı 110,000TL olan senedi düzenlediğini, yine boş bir kağıda sanığın kendisine söylediği “… Tarihte Güldiken Mahallesi 2553. sokak Tokideki evimi …’ya sattım, 110,000TL’sini aldım geriye kalanını tapuyu verdikten sonra alacağım” şeklinde yazdırdığını, sanığın tehditleri nedeniyle 16.10.2019 tarihinde yine yalnız olarak sanığın iş yerine gittiğini, sanığın, arkadaşı…’ı iş yerine çağırdığını, …’in kendisine “sen …’ya 40.000,00 TL senet vereceksin ve senedin alacaklısı … olacak” dediğini, bunun üzerine sanığın “bıçak hala cebimde duruyor” dediğini, boş senedin borçlu kısmına kendi adını, alacaklı kısmına …’nın adını, miktar kısmına 60,000TL, ödeme tarihi olarak 18.10.2019 tarihini yazarak sanığa verdiğini, 19.10.2019 tarihinde evine icra tebligatı geldiğini, kontrol ettiğinde 16.10.2019 tarihinde sanığın iş yerinde düzenlenmiş olan senedin icraya verildiğini anladığını, yaklaşık 6.000,00 TL’lik borç için icra dairesine ve elden olmak üzere 40-45 bin TL sanığa ödeme yaptığını beyan ettiği,
Sanığın aşamalardaki savunmalarında özetle; sanığa bir miktar borç para ile telefon verdiğini, bunun karşılığında katılanın alacak miktarı 60.000,00 TL olan senet imzaladığını, katılanın zorla alındığını iddia ettiği taşınmaz satışı ve buna dair senet ve protokollerin, katılanın, borcuna karşılık teminat olarak vererek bu şekilde kendisini oyaladığını beyan edip buna dair protokol ve senedi bizzat dosyaya kendisinin ibraz ettiğini, katılanın borcunu ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine katılan ve tanık … ile birlikte Avukat …’ın bürosuna gittiklerini avukatın katılandan bir miktar para istediğini, katılanın da kabul ettiğini, bir saat sonra avukatın kendisini arayıp bu davaya girmeyeceğini söylediğini, akabinde tanık … ile birlikte başka bir avukatın bürosuna giderek vekalet verip icra takibi başlattıklarını, bunun üzerine katılanın yanına geldiğini, birlikte avukatın bürosuna giderek burada katılanın avukata ayda 2.000 TL ödeyeceğini taahhüt ettiğini, 4 yıl içerisinde katılanın kendisinden sürekli cep telefonu alıp iş yerinde arkadaşlarına sattığını, parasını ödemediğini belirttiği,
Tanık…’ın beyanlarında özetle; sanığın telefoncu olduğunu, katılanın sanıktan telefon aldığını, borcunu ödemeyemediği için sanığın dükkanında 60.000 TL bedelli senet imzalandığını, katılanın aylık 2.000 TL bedelli taksitler halinde ödeyeceğini bildiğini, bu 60.000 TL’lik senedin karşılığının katılanın sanıktan telefon alması olduğunu, sanığın zorla senet imzalatmadığını, başka senet imzalattığını bilmediğini, sanık ile katılanın kendi aralarında tarla alım satımı yaptıklarını, kendisine de imzalaması gerektiğini söylemeleri üzerine imzaladığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında;
60.000 TL bedelli senedin icra takibine ilişkin Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2019/5185 sayılı icra dosyasının getirtilip bir suretinin dosya içerisine alınarak katılanın, icra takibine itiraz edip etmediği, taahhütte bulunup bulunmadığı, ödeme yapmış ise miktarının ne olduğunun araştırılması,
10.03.2019 tarihli protokol içeriğinde satışının yapıldığı belirtilen Kırşehir ilinde merkeze bağlı Kızılca köyünde olan ada 214 parsel 3.5100.73 m olan 86979440 nolu tarlanın tapu kaydı getirtilerek kimin adına kayıtlı olduğu ve sanıkla irtibatı olup olmadığı tespit edilip katılanın, anılan tarlayı satış yetkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi,
Sanığın beyanında adı geçen avukat … ve icra takibini başlatan diğer avukatının tanık olarak beyanı alınarak katılan ile sanık arasındaki alacak verecek hususunda bilgilerinin sorulması,
Tüm bu eksiklikler giderildikten sonra katılanın borcu belirlenip borç miktarı ile tahsil edilen miktarlar arasında açık bir nispetsizlik bulunup bulunmadığı saptanarak sonucuna göre sanık hakkında, yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti,
TCK’nın 150/1. maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşmemesi halinde ise sanığın söz ve davranışlarının aynı amacı sağlamaya yönelik tek bir eylem niteliğinde olduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde iki ayrı nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.