YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15909
KARAR NO : 2021/15108
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplere yönelik incelemede,
Oluş ve dosya içeriğine göre; Katılan …’e karşı eylemini silahla, konutta ve gece vakti gerçekleştiren sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 06.10.2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanığın ev almak için babasından aldığı 100.000 lirayı ihtiyacı olan işvereni …’e verdiği, Mehmet’in kendi adına kredi çekip sanığa daire almaya söz verdiği, …’in kendisi kredi çekmeyip arkadaşı …’le konuşup anlaşması üzerine Adnan’ın 100.000 lira kredi çekip borç bittiğinde sanığa devredilecek daireyi satın aldığı, sanığın daireyi satana haricen 37.000 lira, 10.000 lira tapu harcı ve…’e 10.000 lira ödediği, ayrıca …’a atv aracını verdiği, sanığın daireye de tadilat harcamaları yaptığı ve satın aldığı eve yerleştiği, altmış ay vadeli kredinin 1900 liradan iki taksidini …’in ödediği, aralarının bozulması ve işten ayrılması üzerine taksitleri sanığın ödemeye devam ettiği, sanığın sonuçta toplam sekiz taksit ödediği, Adnan’ın vefatından sonra yakınan ve diğer mirasçıların sanığa haber vermeden sanığın oturduğu daireyi sattıkları, sanığın daireyi satın alanın kendisini araması ve 137.000 bin liraya aldığını söylemesi üzerine sanığın durumdan haberdar olup yakınan ve diğer mirasçılar ile irtibat kurup mağduriyetini gidermeye çalıştığı, birkaç kez yapılan görüşmelerde yakınan ve yakınları sanığın mağduriyetini gidermek için para ödeyeceklerini, satılan evi geri satın alıp sanığa devir edeceklerini söylemiş iseler de sözlerini yerine getirmedikleri gibi yakınanın sanık ile suç tarihi öncesinde bir araya gelmekten de kaçındığı, ilk derece mahkemesinin sanığın alacağı olduğunu kabul ettiği, yakınan ve yakınları da evin sanık adına alındığını, satın alma sırasında evin daha sonra sanığa devredileceğinin kararlaştırıldığını kabul ettikleri, resmi makamlar önünde de teyit edildiğinden bunun hukuken geçerli sözlü bir sözleşme olduğu, sanığın evini geri almak veya yaptığı masraftan doğan alacağını tahsil etmek saiki ile için cebir ve tehdit eylemlerini gerçekleştirdiği, tüm aşamalardaki savunmasında evini geri almak için teminat olarak suça konu senedi 350.000 liralık senedi aldığını belirttiği, sanığın hakkı olan alacağını alamadığı, teminat olarak aldığı senetteki miktarın fazlalığından dolayı sanığın alacağı tahsil kastını yağma kastına çeviremeyeceği,
TCK’nın 150/1. madde gereğince failin subjektif saikinin önemli olduğu, hukuken failin alacağı, bu alacaktan doğan faiz, evin değer artışı ve uğradığı manevi zararın da dikkate alınması gerektiği ve bunun hukuk yargılamasının işi olduğu, ceza yargılamasında ise alacağının miktarının belirlenmesinden çok failin hangi saikle hareket ettiğinin belirlenmesi
ve bu konuda doğacak şüphenin de fail lehine değerlendirilmesi gerektiği, failin alacağından çok miktarı tehdit veya cebirle almasında sadece aşkın miktarın eylemini yağmaya dönüştüreceğinin bir karine haline getirilemeyeceği, miktar fazlalığında sanığın baştan beri yağma saiki ile hareket ettiğinin de şüpheden uzak bir şekilde ayrıca belirlenmesi gerektiği, ayrıca alacağın tahsili amacı ile failin hukuken vahim sayılacak nitelikte şiddet, tehdit ve hürriyeti tehditte bulunmasının bu suç ile ilgili uygulama yapılırken cezanın teşdiden uygulanarak karşılanması gerektiği, bu vehametten dolayı da eylemin yağma olarak nitelendirilemeyeceği,
Anılan nedenlerle sanığın eyleminin TCK’nın 150/1. maddesi delaleti ile müeesir fili ve tehdit suçunu oluşturacağından hakkında yağma suçundan uygulama yapılmaması gerektiği, çoğunluk üyelerimizin kabul ettiği gibi sanığın eylemi yağma olarak nitelendirildiği takdirde, sanık soruşturma aşamasında polisin sorması üzerine suça konu senedi kendi rızası ile polise teslim ettiği ve tutanağa da bu şekilde yazıldığı dikkate alınarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği görüşündeyim. 06/10/2021