Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/16832 E. 2021/16427 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16832
KARAR NO : 2021/16427
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık tarafından ilk kez 31.07.2015 tarihinde ve sonraki tarihlerde verilen eski hale getirme, infazın durdurulması ve temyiz istemine ilişkin dilekçelerde; kararın kendisine tebliğ edilmediğinden temyiz hakkını kullanamadığının belirtildiği, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemin birlikte verilmesi halinde, karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay’ın ilgili dairesine ait olduğu, bu nedenle mahkemenin 13.08.2015 ve 22.05.2017 tarihli, 2012/940-1149 E.-K. sayılı ek kararların hukuki değerden yoksun olmaları sebebiyle kaldırılarak yapılan incelemede:
Yokluğunda verilen 19.10.2012 tarihli kararın tebliğ edildiği tarihte cezaevinde bulunan sanığa yapılan tebligatta 5271 sayılı CMK’nın 35/3. maddesine göre kararın kendisine açıkça “okunup anlatılması” gerektiği, ancak kararın tebliğine ilişkin 07.11.2012 tarihli işlemin 5271 sayılı CMK’nın 35. maddesine uygun yapılmadığı gözetilerek, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi gözetilerek, 28.06.2014 tarihinde R.G.’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesindeki kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 19.10.2012 tarihinden, Dairemizin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık hakkında nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.12.2012 tarih, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen suçun gece vakti işlenmesinin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden, zamanaşımı sürelerinin bu suçlar yönünden 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesine tabi olduğu ve nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
21.05.2012 tarihli yakalama tutanağı içeriğine göre; eylem saatinin 01:30 sıraları olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin gece işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 26.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.