YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1745
KARAR NO : 2021/16202
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Oluş ve dosya kapsamına göre, mağdurun aşamalarda alınan ifadelerinde, “..olay günü saat 01.00 sıralarında ikametinin önündeki caddeye kilitleyerek park ettiği aracının saat 03.30 sıralarında yerinde olmadığını görmesi kolluğa giderek durumu bildirdiğini ve akabinde yaptığı aramalar sonucu aracını saat 06.15 sıralarında başka bir cadde üzerinde park edilmiş camları açık şekilde bulduğunu..suça sürüklenen çocuğun dayısı olduğunu kesinlikle aracı kullanması için izin vermediğini” beyan ettiği, kolluk tarafından düzenlenen inceleme tutanaklarında cadde üzerinde park edilmiş halde bulunan aracın kapılarının açık şekilde araca düz kontak yapıldığı, araçtan ve içindeki pet su şişesi üzerinden parmak ve avuç izi elde edildiğinin belirtildiği; sözkonusu parmak izi ve avuç izlerine dair düzenlenen 1.8.2013 ve 22.8.2013 tarihli ekspertiz raporlarında da “ ..araç sağ taraf yolcu kapısı dış ve iç kapısından elde edilen (4/5) numarayla gösterilen avuç izinin arşivi ve veri tabanı bulunmadığından inceleme yapılamadığı.. Doyum ibareli su şişesi üzerinden elde edilen (1) ve (2) nolu parmak izlerinin ssç …’e ait olduğu– (3) nolu parmak izinin veri tabanında kayıtlı olup benzerine rastlanılmadığı” yönünde tespitler yapıldığının, raporda belirtilen avuç izi ve parmak izlerinin suça sürüklenen çocuğa ait olup olmadığına dair inceleme yapıldığı hususunda herhangi bir belge veya bilginin dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında,
I- Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
II- Suça konu otomobilden elde edildiği belirtilen sözkonusu avuç ve parmak izlerinin suça sürüklenen çocuktan alınacak avuç ve parmak izlerine ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması ayrıca suç tarihi dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun kullandığını beyan ettiği ve ayrıca tespit edilecek cep telefonlarının HTS kayıtlarının getirtilerek, cep telefonlarının hangi baz istasyonlarından sinyal verdiğinin araştırılması ve belirtilen tüm bu durumların netleştirilmesinden sonra delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi;
III-Kabule göre de,
1-Müştekinin aracının gece vakti saat 01.00-03.30 arasında çalındığına ilişkin beyanları dikkate alındığında, TCK’nın 143. maddesiyle de uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
2-Müşteki ile suça sürüklenen çocuğun dayı/yeğen oldukları gözetilerek TCK 167. maddesinin uygulanma koşullarının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3- Müştekiye ait aracın ikametinin önündeki caddeden çalındıktan sonra başka bir cadde üzerinde park edilmiş halde bulunduğu anlaşılmakla koşulları oluşmadığı halde TCK 146. maddesi ile indirim yapılması,
4- Mağdura karşı hırsızlık suçundan açılan soruşturma hakkında tefrik kararı verilen tanık …’in C.M.K.’nın 50/1-c maddesine aykırı şekilde yemin verilmek suretiyle dinlenilerek beyanın hükme dayanak yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.