Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/17559 E. 2021/13338 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17559
KARAR NO : 2021/13338
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma, yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık …’in temyiz isteminin; uzlaşma hükümlerini ve TCK 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin, eksik inceleme ve somut delil olmadan hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunun ve hakkında lehine kanun maddelerinin uygulanmadığını, sanık … müdafisinin temyiz isteminin; müştekilere yapılan teşhis işlemlerinin kanundaki düzenlemeye aykırı yapıldığını, bu nedenle hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müştekilerin beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunun, sanığın cezalandırılması için yeterli somut delil olmadığından sanığa beraat kararı verilmesi gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin; Dosya içerisinde mevcut BTİB ‘in yazısına göre müşteki …’dan yağmalanan cep telefonunun suç tarihinden 2-3 saat sonra sanığın kullandığı 0539 926 57 97 nolu telefon hattı ile kullanılmaya başlandığı, müşteki …’nun soruşturma aşamasında yaptırılan teşhiste sanık …’yu kesin ve net şekilde teşhis ettiği, müşteki …’nın 10/02/2020 tarihinde duruşmada sanık …’yu teşhis ederek elinde silah olan kişinin bu sanık olduğunu beyan ettiği, 24/02/2020 tarihinde yapılan duruşmada olaya katılan diğer sanık …’in ”sanık … ile aynı mahallede uyuşturucu madde kullanmamız nedeniyle tanışırız, olay yerine birlikte gittik ve olay sırasında da yanımızdaydı” şeklinde beyanları göz önüne alındığında sanık … hakkında müşteki …’e yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Etmek, müştekiler …, …, …, …, …, …’e yönelik 6 ayrı Nitelikli Yağma suçu işlediği sabit olduğu halde sanık … hakkında yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğu belirtilerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

I-Sanık … hakkında … yönelik yağmaya teşebbüs suçuna ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, … ve …’e yönelik ayrı ayrı nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre, … hakkında mağdurlar …, …, …, …, … ve …’e yönelik ayrı ayrı yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, … hakkında mağdurlar …, …, …, …, … ve …’e yönelik ayrı ayrı nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, … ve …’e yönelik ayrı ayrı nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık … hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdur …’nın 10.02.2020 tarihli duruşmada yüzyüze; mağdur …’nun 02.10.2019 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında sanık …’u fotoğrafından kesin ve net olarak teşhis etmeleri, mağdurlar … ve …’ın 10.02.2020 tarihli duruşmada yüzyüze teşhisde sanığın benzediği şeklindeki beyanları, sanık …’in 24.02.2020 tarihli duruşmanın sonunda, sanık … ile aynı mahallede uyuşturucu madde kullanmaları nedeniyle tanıştıklarını, olay yerine birlikte gittiklerini ve yağma olayını gerçekleştirdiği sırada sanık …’unda yanında olduğu şeklindeki beyanı, sanık …’un mevcut HTS kayıtlarına göre müşteki …’dan yağmalanan cep telefonunun suç tarihinden 2-3 saat sonra sanığın kullandığı 0539 926 57 97 nolu telefon hattı ile kullanılmaya başlandığı, sanığın daha sonra duruşmadaki savunmasında da kabul ettiği 25.10.2018 tarihli kolluk beyanında mesleğini şoför olarak belirtip telefona kendi hatlarının nasıl ve ne şekilde takıldığını bilmediği şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’nun mağdurlar …, …, …, …, …, …’e yönelik altı ayrı nitelikli yağma, mağdur …’e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yargılama aşamasında suçtan kurtulmaya yönelik sanık …’nun herhangi bir bilgi ve belge sunmaksızın arkadaşlarından telefon alım satım işiyle uğraştığından dolayı suça konu telefonu kullanmış olabileceğine ilişkin beyanına ve mağdurların sonradan değiştirdikleri teşhis beyanlarına üstünlük tanınmak suretiyle kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …’e yönelik altı ayrı nitelikli yağma, mağdur …’e yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.