YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18307
KARAR NO : 2021/16184
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık tarafından 06.03.2017 tarihinde verilen eski hale getirme, infazın durdurulması ve temyiz istemine ilişkin dilekçesinde; cezaevinde olduğu ve gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğinin, infazının durdurularak temyiz hakkının geri verilmesini istediğinin belirtildiği, eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay’ın ilgili dairesine ait olduğu, bu nedenle mahkemenin 29.03.2017 tarih, 2006/1050 esas ve 2008/273 karar sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olması sebebiyle kaldırılıp Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2008 gün ve 2006/1050 Esas, 2008/273 Karar sayılı kararının, Tebligat Kanunun 35. maddesine göre sanığa tebliğ edildiği, sanığın cezaevi idaresi aracılığıyla gönderdiği 06/03/2017 tarihli dilekçesinde, tebliğ tarihinde cezaevinde olması sebebiyle temyiz hakkını kullanamadığını belirtilerek temyiz talebinde bulunduğu, yapılan Uyap sorgulamasında sanığın tebligat işleminin yapıldığı tarihte cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, eski hale getirme ve temyiz talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığa atılı 765 sayılı TCK’nın 491/3. ve 522/1. maddelerinde yazılı nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle zamanaşımı bakımından lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık uzatılmış dava zamanaşımının suç tarihi olan 08/03/2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.