YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19129
KARAR NO : 2021/16752
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 15.10.2015 tarihli dilekçesinde, eski hale getirme talebiyle birlikte…Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.12.2015 tarihli 2015/350Esas-2015/522 Karar sayılı hükmünü de temyiz ettiği, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde inceleme yetkisinin ilgili Yargıtay ceza dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Her ne kadar hüküm SEGBİS ile sanığın yüzüne karşı verilmiş ise de, mahkemenin 28/10/2020 tarihli ek kararına istinaden, verilen hükümde yanıltma meydana getirilmiş olması ve kararın sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği tarihte sanığın cezaevinde olduğu ve karar eteğinde “tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği” açıklanıp kendisine bildirilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 291/1. maddesi yollamasıyla 263/1. maddesine aykırı davranılarak sanığın yanıltıldığı kanun yoluna başvuru yöntemi hususunda tereddüt oluştuğundan sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 12.03.2010 tarihinde kesinleştiği ve sonradan 03.08.2010 tarihinde yeniden suç işlemesi üzerine hükmün açıklandığı, buna göre bu iki tarih arasında zamanaşımı süresinin işlemediği de göz önünde bulundurularak yapılan incelemede,
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 16.12.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.