YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20277
KARAR NO : 2022/15522
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHLERİ : 09/12/2020 – 14/12/2020
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf isteminin esastan reddi ve temyiz isteminin reddine dair ek karar
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanıklar hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 09.12.2020 ve 14.12.2020 tarihli ek kararlarda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu kararlara yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin reddiyle, temyiz talebinin reddine dair ek kararların tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II)Sanıklar hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “eşit şekilde tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 26.11.2020 tarih, 2020/1888 Esas ve 2020/1924 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen hükmün bu sebep yönünden BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından hüküm fıkrasından yargılama giderinin eşit şekilde tahsiline” ilişkin bölümün çıkartılarak, “sanıkların neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 08.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.