YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20492
KARAR NO : 2021/14185
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
Sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan açılan kamu davası sonucunda mahkumiyetine ilişkin … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2009 tarih, 2008/394 Esas ve 2009/236 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK’nın 149/1-a-h, 35, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hüküm süresi içerisinde sanık müdafi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 11/07/2012 tarihli tebliğname ile mahkeme hükmünün “ONANMASI” talep edilmiş, Dairemizin 09.02.2015 gün ve 2012/15933 Esas, 2015/2193 Karar sayılı ilamı ile; sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden onanmasına karar verilmiş, Dairemizin bu kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;
Sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasının yargılaması sırasında sanık hakkında mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği, sanık …’a duruşmalardan bağışık (vareste) tutulma haklarının hatırlatılmadığı, sanığın savunmaları sırasında bağışık tutulma konusunda bir beyanının da olmadığı, bununla birlikte mahkemesinin 22/10/2009 tarihli karar duruşmasında aynı yargı çevresi içinde bulunan cezaevinde bulunmasına rağmen, sanığın 5271 sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması sebebiyle onama kararımızın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle itiraz edilmiştir.
Bunun üzerine itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasında somut vak’a bazındaki uyuşmazlık; savunması alındıktan sonra serbest bırakılan (veya yargılamanın başından itibaren tutuksuz olarak yargılanan) ve savunmasının alınması esnasında ya da kovuşturma evresinde bağışık tutulma konusunda bir beyanı ya da dilekçesi bulunmayan sanığın karar duruşmasında aynı yargı çevresi içinde bulunan cezaevinde bulunmasına rağmen yokluğunda, 5271 sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/5. maddelerine aykırı olarak karar verilip kesinleşen hükmün, olağanüstü kanun yollarından olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine bozulup bozulamayacağı konusundadır.
5271 sayılı CMK’nın “Sanığın duruşmada hazır bulundurulmaması” başlıklı 193. maddesinin birinci fıkrasında “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz…”
Açıklanan nedenlerle;
Tutuksuz yargılanan ya da savunması alındıktan sonra serbest kalan ve sonradan başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olup duruşmalardan bağışık tutulma yönünde aşamalarda
beyan veya talebi de bulunmayan sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun konuyla ilgili olarak görece yeni içtihatları gerekçesi ile savunma hakkının kısıtlandığından bahisle, Dairemizin 09.02.2015 tarih ve 2012/15933 Esas, 2015/2193 Karar sayılı sayılı onama kararımızın kaldırılıp … 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2009 tarih ve 2008/394 Esas, 2009/236 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün bozulmasına dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı yerinde görülmemiştir.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Dairemizin 09.02.2015 gün ve 2012/15933 Esas 2015/2193 Karar sayılı ilâmı usûl ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz sebepleri yerinde görülmediğinden, CMK’nın 308/2-3. maddeleri gereğince İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.