YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20496
KARAR NO : 2021/15183
KARAR TARİHİ : 07.10.2021
KANUN YARARINA BOZMA
Cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, silahla yağma ve tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2019 tarihli ve 2018/25230 esas, 2019/2910 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin …Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/04/2019 tarihli ve 2019/1344 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 26/04/2021 gün ve 94660652-105-44-5969-2021-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/06/2021 gün ve 2021/66713 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Somut olayda, müşteki …’nun beyanında; şüphelinin eski eşi olarak bildiği….isimli bayan ile aynı işyerinde çalıştığını, yaklaşık 1 ay kadar görüştüklerini ve şüphelinin bu durumu bahane ederek, olay günü kendisini arayarak “çarşıya gel seninle görüşeceğiz, gelmezsen iş yerini basarım, o.. çocuğu, senin ananı avradını sinkaf ederim” şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, müştekinin buluşmak için çarşıya gittiğinde şüphelinin aracıyla gelerek birlikte aynı araç içerisinde Akçadağ yönüne doğru gittiklerini, araç içerisinde şüphelinin “sen eşimle görüşemezsin görüşürsen seni ve aileni öldürürüm, senin ananı avradını sinkaf ederim” diyerek hakaret ve tehdit etmeye devam ettiğini ve aracı durdurarak iki adet 50.000,00 Türk lirası bedelli senetleri siyah renkli bir tabancayla tehdit ederek zorla imzalattığını, ardından kendisini işyerine bıraktığını, şüpheliden şikayetçi olduğunu ifade etmesi üzerine başlatılan soruşturma evresinde şüphelinin alınan savunmasında, müştekinin kendisine olan borcu sebebi ile senetleri kendi rızası ile imzaladığını ve atılı şuçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği ve … Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin iddiaların soyut beyan niteliğinde olduğu, yeterli şüphe oluşturacak somut bir delilin elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, müştekinin aynı işyerinde çalıştığı … isimli bayanı şüphelinin eski eşi olarak bilmesine karşın, şüphelinin beyanına göre adı geçen şahsın şüphelinin eski eşi
olmayıp halen şüpheli ile birlikte imam nikahlı olarak yaşadığı ve müştekinin söz konusu kadınla görüşmesinden kısa bir süre sonra şüphelinin bu görüşmeyi bahane ederek silah zoruyla senet imzalattığının iddia edildiği nazara alındığında, …isimli şahsın müştekiye teşhis yaptırılmak suretiyle halen sözde imam nikahlı olarak yaşadığını iddia ettiği kişi mi veya bir başkası mı olduğunun tespitine çalışılması ve söz konusu şahıs ile şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etme ihtimalleri de değerlendirilmek suretiyle tespit edilecek şahsın ayrıntılı olarak beyanına başvurulması; diğer yandan şüpheli ile müşteki beyanlarının birbiriyle örtüşmemesi de gözetilerek lüzumu halinde HTS kayıtları da incelenmek suretiyle savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olup olmadığının değerlendirilmesi ile şüpheli tarafından başlatılan icra takibi sonrasında açılan davada müştekinin borçlu olmadığının tespit edildiğin beyan edilmesi nedeniyle de söz konusu dosyanın celp edilerek dosya arasına alınması ile sonuca göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği, halde açıklanan nedenlerle, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Müşteki …’nun beyanında; şüphelinin eski eşi olarak bildiği …isimli bayan ile aynı işyerinde çalıştığını, yaklaşık 1 ay kadar görüştüklerini ve şüphelinin bu durumu bahane ederek, olay günü kendisini kullanmakta olduğu numaradan ilk kez arayarak “Çarşıya gel seninle görüşeceğiz, gelmezsen iş yerini basarım, o.. çocuğu, senin ananı avradını sinkaf ederim” şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, buluşmak için çarşıya gittiğinde şüphelinin aracıyla gelerek birlikte aynı araç içerisinde Akçadağ yönüne doğru gittiklerini, araç içerisinde şüphelinin “sen eşimle görüşemezsin görüşürsen seni ve aileni öldürürüm, senin ananı avradını sinkaf ederim” diyerek hakaret ve tehdit etmeye devam ettiğini ve aracı durdurarak iki adet 50.000,00 Türk lirası bedelli senetleri siyah renkli bir tabancayla tehdit ederek zorla imzalattığını ifade ettiği, şüphelinin alınan savunmasında ise suçlamaları kabul etmeyerek, borcu nedeniyle daha önce de müştekiyi telefon ile aradığını,olay günü rızası ile yanına gelen müştekinin senetleri yine kendi rızası ile imzaladığını, …isimi şahsın halen birlikte yaşadığı imam nikahlı eşi olup, müşteki ile bir ilişkisi olmadığını beyan ettiği olayda, müşteki ile aynı iş yerinde çalışan ve şüphelinin imam nikahlı eşi olduğu iddia edilen …isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, söz konusu şahıs ile şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etme ihtimalleri de değerlendirilmek suretiyle tespit edilecek şahsın ayrıntılı olarak beyanına başvurulması; diğer yandan şüpheli ile müşteki beyanlarının birbiriyle örtüşmemesi de gözetilerek HTS kayıtları da incelenmek suretiyle savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olup olmadığının değerlendirilmesi ile şüpheli tarafından başlatılan icra takibi sonrasında açılan davada müştekinin borçlu olmadığının tespit edildiğin beyan edilmesi nedeniyle de söz konusu dosyanın celp edilerek dosya arasına alınması ile hususlarıda değerlendirilmek suretiyle kamu davası açılması gerektiği düşünülmeden soyut gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; kanunun öngördüğü şekilde soruşturma yapılmasının sağlanması için itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Malatya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/04/2019 tarihli ve 2019/1344 değişik iş sayılı sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 07/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.