YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20520
KARAR NO : 2021/13908
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
KANUN YARARINA BOZMA
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair…. Çocuk Mahkemesi’nin 10/02/2015 tarihli ve 2014/127 esas, 2015/64 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 04/01/2021 gün ve 94660652-105-16-15765-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/01/2021 gün ve 2021/6625 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları yönünden verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 09/04/2019 tarihli ve 2018/11763 esas, 2019/5954 karar sayılı ilamı ile 02/11/2013 tarihli tutanak içeriğine göre, müştekinin işyeri sorumlusu olarak çalıştığı marketin giriş kapısının beyaz şapkalı bir şahıs tarafından sert cisimle zorlandığı, bu şahsın kaçtığı sokakta üç kişinin bulunduğu aracın önünün kolluk kuvvetleri tarafından durdurularak şahıslar araçtan indirildiğinde araç şoförünün araca binerek diğer şahısların ise yaya olarak kaçtıkları, bu kişilerin kimliklerine ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, olay gecesi yalnızca suça sürüklenen çocuk …’ın yakalandığı ve bu kişiyle soruşturma aşamasında telefonla görüşüldüğünde yanındaki şahıslardan birinin suça sürüklenen çocuk … olduğunu beyan etmesi üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında dava açılarak mahkumiyetine karar verilmiş ise de öncelikle 02/11/2013 tarihli tutanağı düzenleyen görevlilerin tanık olarak beyanlarının alınması ve olay gecesi yaya olarak kaçan şahsın suça sürüklenen çocuk … olup olmadığının tespitinden sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları yönünden hükümlerin bozulması ve yeniden yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından beraatine karar verilmesi karşısında, bozma sonrası yapılan yargılamada tanık olarak dinlenen anılan tutanağı tanzim eden görevlinin, olay gecesi kaçan kişinin suça sürüklenen kişi olup olmadığını teşhis edemeyeceği yönünde beyanda bulunduğu, kamera kaydı görüntülerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucunda da kişinin teşhis edilemediği dikkate alınarak, dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği cihetle, suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Müştekinin işyeri sorumlusu olarak çalıştığı marketin giriş kapısının beyaz şapkalı bir şahıs tarafından sert cisimle zorlandığı, bu şahsın kaçtığı sokakta üç kişinin bulunduğu aracın önünün kolluk kuvvetleri tarafından durdurularak şahıslar araçtan indirildiğinde araç şoförünün araca binerek diğer şahısların ise yaya olarak kaçtıkları, bu kişilerin kimliklerine ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, olay gecesi yalnızca suça sürüklenen çocuk …’ın yakalandığı ve bu kişiyle soruşturma aşamasında telefonla görüşüldüğünde yanındaki şahıslardan birinin suça sürüklenen çocuk … olduğunu beyan etmesi üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında dava açılarak mahkumiyetine karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda suçlamayı kabul emediği, 02/11/2013 tarihli tutanağı düzenleyen görevlilerin tanık olarak beyanlarında suça sürüklenen çocuğu teşhis edemedikleri, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlediğine dair diğer suça sürüklenen çocuk …’ın atfı cürüm niteliğinde kalan anlatımı dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden kabulü ile mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk … hakkında Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 10/02/2015 tarihli ve 2014/127 esas, 2015/64 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.