Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/21228 E. 2021/15455 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21228
KARAR NO : 2021/15455
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından,…Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’nce verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 12.07.2021 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II-Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin mahkeme tarafından sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması için fırsat verilmediğine, nitekim karar verildikten kısa bir süre sonra 01.04.2021 tarihinde müştekinin zararının karşılandığını, olayın meydana geldiği oda kapısının aralıklı olması ve dolabın da kilitli olmaması sebebiyle eylemin nitelikli hırsızlık suçuna değil basit hırsızlık suçuna uyduğuna, sanığın temyiz isteminin hakkında mahkumiyet kararı verildikten hemen sonra dosya istinaf incelemesinde bulunduğu sırada ailesi aracılığıyla müştekinin zararını karşıladığı halde hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde müştekinin müdür yardımcısı olarak çalıştığı marketin üçüncü kişilerin girmesine açık olmayan ofis kısmına giren sanığın müştekiye ait 55 TL para ile müştekinin kapısı açık olan dolaba koyduğu cep telefonunu çaldığı bu nedenle eylemin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna uyduğu, öte yandan müştekinin zararının karşılanmasını talep ettiği, sanıktan sorulduğunda cezaevinde olduğundan zararı karşılayamayacağını, ancak tahliye olursa zararı giderebileceğini söylediği, ilk derece mahkemesi tarafından karar verildikten sonra babası aracılığı ile zararı gidermiş olsa da TCK’nın 168/2. maddesinin ancak hüküm verilmezden önce zararın giderilmesi halinde uygulanabileceği gözetildiğinde somut olayda sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, bu itibarla sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hallerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİ’NE, 12.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.