Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/21649 E. 2021/16772 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21649
KARAR NO : 2021/16772
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin; sanığın yokluğunda toplanan delillerin sonradan bildirilmediği, usul ve yasaya aykırı olarak sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığını, eksik soruşturma ile karar verildiği, müştekilerin ifadeleri dışında delil bulunmadığı gibi mahkeme aşamasında beyanlarının alınmadığını, tefrik edilen sanıkların ifadelerine başvurmadan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sanığın fiilerinin suç teşkil ettiğine dair somut delillerin bulunmadığı, mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık … için tercüman görevlendirilmediği; 12/01/2021 tarihli ara kararı ile dosyalarının tefrikine karar verilen diğer iki sanık için sulh ceza hakimi tarafından yapılan sorguları sırasında tercüman görevlendirildiğinin anlaşılması karşısında; 500 TL tercüman ücretinin sanık …’tan tahsiline hükmedilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 303/1-h. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, ilk derece mahkemesinin hükmünde yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından tercüman bilirkişi ücreti olarak sanıktan tahsiline hükmedilen 500 TL’nin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 02.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.