Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/21688 E. 2021/16424 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21688
KARAR NO : 2021/16424
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; “nitelikli yağma” suçundan kurulan hükme yönelik olarak; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun’un 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız; “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan kurulan hükme yönelik olarak ise; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin istinaf tarafından duruşma açılmadan, şablon ifadeler dışında hiçbir gerekçe ortaya konulmadan, işin esasına ilişkin tek bir değerlendirme yapılmaksızın gerekçesiz hüküm kurulduğuna, müştekinin çelişkili beyanları ve diğer somut deliller karşısında sanığın yağma kastı ile hareket etmediğinin açık olduğuna, alkollü iken ifadesi alınan müştekinin birbiri ile çelişen ifadeleri esas alınarak ve sanık ile ailesi hakkında olay öncesinde görevli memura direnme suçundan işlem yapan polisler tarafından sanık aleyhine olacak şekilde soruşturma sürecinin yürütüldüğüne, müştekinin kendisinden zorla alındığını iddia ettiği 6.705 TL’nin kendisine iade edilmesi sebebiyle zararının giderildiğine, ancak bunun haricinde aracında meydana gelen zarar nedeniyle müştekiye 3.000 TL ödeme yapıldığına, 12.000,00 TL daha banka aracılığı ile ödeme yapıldığına, müştekinin şikayetten vazgeçme dilekçesinde, “2020 yılı Ekim ayında 3.000 TL ödendiğini, aracında başka zararların da olduğu anlaşılınca 12.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, olay günü çok fazla alkollü olduğunu, ayrıca Neurontin isimli ilaç aldığından dolayı tam olarak ne yaşandığını hatırlamadığını, vicdan azabı çektiğini, şikayetinden
vazgeçtiğini” belirttiğine, müştekinin başkalarının kendisine zarar vermek istediğini, sanık … olmasaydı kendisini öldürebileceklerini beyan ettiğine, somut olayda birden fazla kişi olsa da sanığın onlarla fikir ve eylem birlikteliği içinde olmadığına, yine ortada bir silahın da bulunmadığına, sanığa alkol ısmarlayan, uyuşturucu özelliği olduğunu bildiği ilacı veren ve kendi aracıyla farklı yerlere götüren müştekinin hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan soruşturma yürütülmesi gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, katılanın soruşturma aşamasında parasının teslim edilip zararı giderildiğinden ayrıca aracındaki zarar başta olmak üzere diğer zararları için de ödeme yapılması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tahliyesine ve hakkında beraat kararı verilmesine, aksi takdirde lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine; sanık … müdafiinin temyiz isteminin hükme dayanak yapılan görüntünün “belirti” niteliğinde olduğuna, müşteki ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın yağma saikiyle hareket etmediğine, yağma suçuna iştirak etmediğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, müştekinin sanıkların yanından ayrılma imkanı varken ayrılmayarak örtülü olarak rıza gösterdiğine, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını gerçekleştiren sanıklar hakkında atılı suçların işlendiğinin sabit olduğu, somut olayda müştekinin yağmalanan parasının sanıklardan …’ün üst aramasında ele geçirilerek kolluk kuvvetleri tarafından müştekiye eksiksiz olarak iade edildiği, müştekinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle sonradan yapılan ödemelerin etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından somut olayda TCK’nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, hükmolunan ceza miktarı itibariyle de TCK’nın 50 ve 51. maddeleri ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hallerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine, 26.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.