YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21767
KARAR NO : 2023/27
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.09.2015 tarihli 2015/4185 Soruşturma 2015/3150 numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü
maddesi, ayrıca sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli 2015/145 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli 2017/1617 Esas, 2020/566 Karar sayılı kararı ile;
“Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıklar … ve … ile katılan … arasında herhangi bir hukuki ilişkiye dayanan alacak bulunmadığı halde, diğer sanık … …’in alacağını tahsil amacıyla katılanın evine giderek, katılan …’ı silahla tehdit ve darp etmek suretiyle para istediklerinin anlaşılması karşısında, subüt bulan eylemin bir bütün halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada yanılgıya düşülerek kasten yaralama ve tehdit suçlarından hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesiyle uygulama yapılırken, anılan maddenin yedinci fıkrasına göre, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/85 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri, sanığa isnat olunan suçun kanuni şartları itibarıyla oluşmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiği, katılan ile sanık arasında husumet olması sebebiyle, katılanın ifadelerine itibar edilemeyeceği ve tek başına yeterli delil sayılamayacağına,
2. Sanık hakkında lehe olan hükümlerin üst hadden uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire
İlişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri, sanığın, katılan ile hakkındaki karar kesinleşen … … arasındaki borç alacak ilişkisinin tarafı olmadığına, silah çekmediğine bilakis sanık … …’in, silah çekmesine engel olduğuna sadece katılanın soyut beyanına dayanılarak karar verildiğine, “Şüpheden sanık yararlanır.” ve “Kanunilik” ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, olayda yağma suçunun unsuru olan menkul mal temininin gerçekleşmediğine,
2. İştirake ilişkin temyiz sebepleri, sanık …’nin diğer sanıklar ile suç işleme kastı olmadığına,
3. Cezai yaptırımlara ilişkin temyiz sebepleri, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair hükümlerin, 51 inci maddesinde düzenlenen ertelemeye ilişkin hükümlerin ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmadığına, sanığın aynı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılamayacağına,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi ile uygulama yapılırken indirim oranının en üst hadden yapılması gerektiğine,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına,
6. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, kolluk kuvvetleri tarafından sıcağı sıcağına alınan 06.04.2015 tarihli beyanında, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen diğer sanık … …’in yeğeni olduğunu ve temyiz dışı sanık …’in annesi olan … …’in, bilgisi dahilinde tarlayı satarak, 20.000,00 TL parayı annesi R.C’ye verdiğini, suç tarihi olan 05.04.2015 günü temyiz dışı sanık …’in saat 22.00 sıralarında yanında sanıklar … ve … ile geldiklerini, sanık …’in “30.000,00 TL parayı almaya geldim.” dediğini, sanık …’un ise tabancayı çıkartıp katılanın kafasına dayadığı ve “bak amca ben bugün on iki yıl ceza aldım, gözümü kırpmadan seni burada vururum, on iki yıl ceza daha alırım, benim için fark etmez.” dediği, sanıkların katılanı sıkıştırarak darp ettikleri, katılanı dövdükten sonra “parayı hazırla, yarın geri geleceğiz” diyerek gittiklerini söyleyerek sanıklardan şikâyetçi olmuştur.
2. Sanık …’un, kolluk kuvvetleri tarafından sıcağı sıcağına alınan 06.04.2015 tarihli beyanında, cebindeki kuru sıkı tabancayı katılana gösterdiğini ve sanık …’in katılandan 30.000,00 TL parayı istediğini ikrar ettiği, katılanın kafasına silah dayamadığına ve dövmediğine dair savunmasında bulunduğu kovuşturma aşamasında alından 02.12.2015 tarihli ifadesinde ise silahın belinde görünecek şekilde durduğunu kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanık …’un, kolluk kuvvetleri tarafından sıcağı sıcağına alınan 06.04.2015 tarihli beyanında, sanıklar ile katılana ait eve gittiğini, hakkındaki karar kesinleşen temyiz dışı sanık …’in katılandan
para istediğini, katılanın ayağa kalkması üzerine silah alacağından korkarak katılanı kollarından tutup içeri soktuğunu ikrar ettiği fakat tehdit ya da darp olayında bulunmadıklarına dair ifade verdiği görülmüştür.
4. Katılanın 05.04.2015 tarihli genel adli muayene raporunda, sol elmacık kemiği üstünde şişlik ve kızarıklık bulunduğu ve bunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
5. Katılan olayın akabinde 05.04.2015 günü saat 22.15 sıralarında jandarmayı arayarak hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen temyiz dışı sanık … …’in sanıklar ile birlikte evine geldiğine dair ihbar da bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları, sanığın tevil yollu ikrarı ile, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe olan hükümlerin sanık hakkında uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanarak verilen hapis cezasından indirim yapıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları, sanığın tevil yollu ikrarı ile, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça iştirak hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi birinci fıkrasında suça iştirak hükümlerine yer verildiği ve suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her birinin fail olarak sorumlu olacağına yer verildiği, sanıkların katılana ait eve birlikte gittikleri ve katılanın aşamalardaki tutarlı beyanlarına göre ortak suç işleme kararı ile ve fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurarak suçun birlikte işlenmesi dolayısıyla ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Ceza yaptırımlarına ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olması karşısında
bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara
çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Takdiri indirim oranının en üst hadden yapılması sebebine yönelik temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen hakime takdir hakkı tanıyan nedenlerin hapis cezasından altıda bir oranında indirim yapılmasını öngörmesi karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
5. Tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına yönelik temyiz sebebi yönünden;
Sanık …’nin adli sicil kaydında geçen … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 06.04.2012 tarihli 2011/58 Esas, 2012/154 Karar sayılı ve 04.11.2014 kesinleşme tarihli ilamı ile 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu nedeniyle verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
6. Hak yoksunluklarının uygulanmamasına yönelik temyiz sebebi yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde sanığın işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılacağına dair düzenleme sebebiyle aynı Kanun’un 53 üncü maddesine dair uygulamada hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Vesaire Bakımından Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/85 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.