Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/22016 E. 2023/138 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22016
KARAR NO : 2023/138
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

… 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2020/483 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanık hakkında 29.01.2015 tarihinde işlediği iddia edilen nitelikli yağma suçundan 28.06.2016 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 09.09.2016 tarihinde kesinleşmiş ve denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hüküm 18.01.2021 tarihinde açıklanmıştır ve bu hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” denilmektedir.
Kanun’un amir hükmü ve Yargıtayımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-ü nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.

Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince;
5271 sayılı Kanun’un sistemine göre, 223 üncü maddesinde belirtilen nihai hükümler (mahkumiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler.

Olağan kanun yolları istinaf ve temyizdir. 5271 sayılı Yasa’nın 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.

Ancak;

İstinaf Mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’ndaki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler.

Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de 23.03.2021 tarihinde, yani Bölge Adliye Mahkemeleri’nin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hükmün açıklanması nedeniyle, karar tarihi itibariyle bu hükmün istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin istinaf mercii tarafından incelenmesi için dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

Dava dosyasının, yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.