YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22307
KARAR NO : 2021/16068
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
KANUN YARARINA BOZMA
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1-2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 50/6. maddesi uyarınca sanığın seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ihtaratına dair Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2013/557 esas, 2014/373 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 14.06.2021 gün ve 94660652-105-27-17737-2019-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.07.2021 gün ve 2021/84186 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Anılan Mahkemenin 11/12/2014 tarihli kararı ile yapılan hesap hatasının düzeltilmesi ile sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1-2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2019 tarihli ve 2013/557 esas, 2014/373 sayılı ek kararının, hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
… Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2013/557 esas, 2014/373 sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, değişecek suç vasfına göre hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince mahallinde uyarlama yargılaması yapılacağı düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
Sanığın, … ilçesindeki Emlak bankası lojmanlarına ait açık vaziyetteki kullanılmayan binadan kalorifer peteklerini çalması şeklindeki eylemi nedeniyle anılan Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/14689 esas, 2016/8863 karar sayılı ilâmında “….Sanıkların, mülkiyeti … İl Özel İdaresine ait olan ancak suç tarihi itibariyle kullanılmayan, boş durumdaki…lojmanına hırsızlık amacıyla gelerek, merdiven demir korkuluklarını, mutfak davlumbazlarını söktükleri sırada, devriye gezen ekiplerce yakalanmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, mahallinde icra edilen keşif ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, suça konu yerin harabe ve kullanılmaz durumda olduğunun, etrafı dikenli telle çevrili olmakla birlikte, girişte bulunan nizamiye kapısı ve çerçevelerinde herhangi bir kilit tertibatı ve cam bulunmadığının, aynı şekilde bina içinde bulunan dairelerin de kapılarının açık ve camlarının kırık olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, dosya içinde mübrez olay yeri fotoğraflarının incelenmesinde de suça konu yere herkesin kolaylıkla girebileceği, dolayısıyla çalınmak istenen eşyaların bina içinde muhafaza edildiğinden veya kilit altına alındığından söz edilemeyeceği değerlendirildiğinden, sanıkların eyleminin TCK’nın 141. maddesinde yazılı bulunan suça uyduğu gözetilmeden aynı Yasa’nın 142/1-a maddesi ile hüküm kurulmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması, bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA….”şeklinde belirtildiği üzere, katılan beyanından ve 21/11/2013 tarihli olay tutanağından anlaşılacağı üzere olayın gerçekleştiği yerin herkesin girebileceği, kapısının açık ve kullanılmayan vaziyette olduğu, bu nedenle bina içinde muhafaza altına alındığından veya kilit altına alınmak suretiyle koruma altına alındığından bahsedilemeyeceği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında anılan Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1-2, 62. Maddeleri uyarınca belirlenen sonuç 6 ay 20 gün hapis cezasının, anılan Kanun’un 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 4.000,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 2.000,00 Türk lirası adli para cezası olarak eksik ceza tayininde,
2-Her ne kadar anılan Mahkemenin 11/12/2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesi uyarınca sanığın seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ihtaratına dair karar verilmiş ise de; hükümden önce 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesinde yer alan “yaptırımın” ibaresi “tedbirin” olarak değiştirilerek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4 ve 9. fıkraları yeniden düzenlenmiş ve 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup, kanun değişikliğinin doğrudan hükmedilen ve hapisten çevrilen adli para cezalarının infazına ilişkin farklı rejimleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği, adli para cezalarının tamamının bu değişiklikten sonra 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği ve hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratına karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2013/557 esas, 2014/373 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.