Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/2244 E. 2021/10501 K. 02.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2244
KARAR NO : 2021/10501
KARAR TARİHİ : 02.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Beraat, temyiz isteminin reddine dair ek karar

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme karşı katılanlar … ve Hazine ve … vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, delillere, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen … ve Hazine ve …’nün davaya katılma hakkı bulunmadığı, diğer suçlardan katılma kararı verilmiş olmasının da temyize hak vermeyeceğinden, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/03/2020 gün ve 2019/403 E. 2020/87 K. sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararına karşı … ve Hazine ve … vekillerinin vaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere karşı katılan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Katılan …’ya karşı nitelikli yağma suçundan sanıklar … ve … hakkında Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2016 gün, 2014/87 E. 2016/314 sayılı kararıyla verilen beraat hükmüne yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’nce verilen 14.09.2017 gün, 2017/765 Esas ve 2017/1633 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair hükmün katılan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.10.2019 gün, 2019/360 esas ve 2019/5107 sayılı kararı ile;
“Etimesgut/Elvanket’te inşaat işleri ile uğraşan katılan …’nin maddi sıkıntılar sebebiyle işleri durma noktasına gelince akrabası … aracılığıyla tanıştığı sanık …’e paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, sanık …’ün sanık …’den aldığı 300.000 TL’yi verip karşılığında katılan …’den Sincan’da bulunan bir arsa ve aylık %10 faizle ödenmek üzere her biri 30.000 TL olan 6 adet toplam 180.000 TL değerinde çekler aldığı, katılanın borcunu vadesi geldiğinde ödeyememesi üzerine sanıkların katılanın bürosuna gelip toplam 125.000 TL bedelli 4 adet senet imzalamasını ve Sincan/Malıköy 1315 parsel nolu arsanın devrini istedikleri, katılanın annesi ve kardeşinden vekalet alıp Sincan/ Malıköy 1315 parsel nolu arsayı sanık …’e devredip, sanıklardan 430.000 TL nakit para aldığı, sanıkların katılana verdikleri 430.000 TL karşılığında bu kez katılandan 7 adet çek alıp “bu çekleri ödediğinde tarlalarını geri alacağını” söyledikleri, bir süre sonra katılanın sanıklara 670.000 TL ödeyip tarlalarının tapularının geri verilmesini istemesi üzerine, sanıkların; katılana borcunun 1.250.00 TL olduğunu söyleyip ödememesi halinde eşi ve çocuğunu ölümle tehdit ettikleri dikkate alındığında; sanıkların mali durumunun bozulduğunu anladıkları katılana 2007 yılında başlayıp 2010 yılına kadar belirli aralıklarla para verip, onu ödeyemeyeceği bir borç sarmalına soktukları, bu durumu sonlandırmaya çalışan ve bir miktar ödeme yapan katılana bir kısım çek dışında diğer senet ve çeklerini ve malından bir kısmını dahi iade etmeden 1.250.000 TL parayı ödemesini isteyip tehdit eden sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyetleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,” şeklinde bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
Bozma sonrası Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2018 gün 2019/403 Esas 2020/87 sayılı kararı ile;
“ … sanıkların …’yi silahla tehdit ederek nitelikli yağma suçunu işlediği yönündeki iddianın temel kaynağının ise katılanın beyanı olduğu, katılanın beyanında bahse konu olaya ilişkin tanık …’ın bilgisi ve görgüsünün olduğunu ifade ettiği, ancak tanık Mustafa’nın soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanıkların katılanı tehdit ederek yağma suçunu işledikleri yönünde herhangi bir açıklamasının olmadığı, dosya kapsamında katılan …’nin soyut nitelikteki beyanları dışında sanıkların yağma suçunu işledikleri yönünde somut bir delil bulunmadığı, katılan …’nin faizle borç para alıp ödeme güçlüğü çekmesi üzerine bu durumdan kurtulamamanın verdiği öfke ile sanıklar hakkında yağma iddiasında bulunduğu, bu hususta oluşan şüphenin sanıklar lehine yorumlanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla, sanıkların katılan …’ya yönelik üzerlerine yüklenen Nitelikli Yağma suçundan CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş.” denilerek ilk hükümde direnilmesine karar verilmiştir.
Bu hükmün katılan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “bozulması” istekli 11.01.2021 gün ve 2020/79948 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilen dosya, yeniden incelenerek değerlendirilmiş ve karara bağlanmıştır.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıkların mali durumunun bozulduğunu anladıkları katılana 2007 yılında başlayıp 2010 yılına kadar belirli aralıklarla para verip, onu ödeyemeyeceği bir borç sarmalına soktukları, bu durumu sonlandırmaya çalışan ve bir miktar ödeme yapan katılana bir kısım çek dışında diğer senet ve çeklerini ve malından bir kısmını dahi iade etmeden 1.250.000 TL parayı ödemesini isteyip tehdit eden sanıkların yağma suçunu işledikleri tape kayıtları ve mağdurun yargılama safhasının en başından itibaren ısrarlı beyanları dikkate alındığında sabit olduğundan, sanıklar hakkında yağma suçundan verilen beraat kararının bozulmasına dair,
Dairemizin 23.10.2019 gün, 2019/360 esas ve 2019/5107 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2018 gün 2019/403 Esas 2020/87 Karar sayılı hükmündeki direnme kararı yerinde görülmediğinden,
CMK’nın 307/3.maddesi gereğince, mahkemenin direnme kararı konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.