YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22463
KARAR NO : 2023/8524
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mağdur …’ün 08.12.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.03.2015 tarihli ve 2015/1373 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 35, 31/3. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/202 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/2 delaletiyle 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan ise 150/2 delaletiyle 106/2-c, 31/3 ve 62 inci maddesi 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkında iki yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/202 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2019/839 Esas, 2020/4597 Karar sayılı ilâmıyla;
”Mağdur … olayın sıcağı sıcağına alınan 24.03.2015 tarihli beyanında özetle; olay günü saat 20.30 sıralarında arkadaşı ile birlikte motosikletle gezdikleri sırada, sanıklar … ve …’ın kullanmakta olduğu motosiklet ile önlerini kestikleri, sanık …’ın ‘Senin bana 15 TL borcun var, hemen öde’ dediği, kendisinin ‘Ne zaman sana borçlandım, ödemem, üzerimde para yok olsaydı verirdim’ demesi üzerine, suça sürüklenen çocuk …’ın yerde bulunan taşı alarak kafasına vurmaya başladığı, sanık …’in de ellerini tutarak sanık …’ın kafasına vurmasını sağladığı ve kafasının yaralandığını beyan ettiği olayda, sanığın yağma suçundan cezalandırılması gerekirken mağdurun sonradan değiştirdiği mahkeme huzurunda alınan beyanına dayanmak suretiyle, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Silifke 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/163 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-h, 150/2, 35, 31/3, 62 ncı maddeleri uyarınca 1 yıl 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkında 1 yıl 6 gün denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun olay günü saat 20.30 sıralarında arkadaşı tanık H.G ile birlikte motosikletle gezdikleri sırada, suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı arkadaşının kullanmakta olduğu motosiklet ile önlerini kestikleri, suça sürüklenen çocuğun mağdura hitaben ‘Senin bana 15 TL borcun var, hemen öde’ dediği, mağdurun ‘Ne zaman sana borçlandım, ödemem, üzerimde para yok, olsaydı verirdim’ demesi üzerine, suça sürüklenen çocuğun yerde bulunan taşı alarak mağdurun kafasına vurduğu ve kafasının yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.
4. Tanık H.G’nin, katılanı destekler mahiyetteki beyanı dosya içerisindedir.
5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Kararın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı ve tutarları iddiaları, bu iddiaları doğrulayan adli muayene raporu, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı, tanık beyanı ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/71 Esas, 2021/163 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.