Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/22667 E. 2023/10518 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22667
KARAR NO : 2023/10518
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararları kaldırılarak mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2014 tarih ve 2014/12 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar …, …, … ve … haklarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (f) ve (g) bentleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2017/92 Esas, 2018/197 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, …, … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2019/2732 Esas, 2020/725 Karar sayılı kararı ile, sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılmasına;
A. Sanıklar …, … ve … haklarında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ve hak yoksunluklarına,

B. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesi uyarınca ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında değerlendirilmesi olanaklı görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurların olayın sıcağı sıcağına vermiş oldukları birbirleriyle örtüşen anlatımları, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, olaya ilişkin tutanaklar, telefon görüşme kayıtları ile mesajlaşma içerikleri, tapu kayıtları ve sözleşme içerikleri karşısında, sanıklar …, … ve …’ın nitelikli yağmaya teşebbüs eylemleri ve sanık …’nin hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit eylemi sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemlerin nitelendirilmesine göre, sanık … müdafiinin “sanığın mağdura yönelik tehdit eyleminde bulunmadığına, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf oluşturduğuna”, sanık … müdafiinin “tanık M.Ö.’nün beyanları doğrultusunda beraat kararı verilmesi gerekirken söz konusu tanık beyanlarının değerlendirmeye alınmadığına”, sanık … müdafilerinin “taşınmaz malların yağma suçunun konusunu oluşturamayacağına, sanığın faydalanması kastı bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, öncelikle sanığın beraatine aksi kanaatte ise atılı suça konu eylemin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kendiliğinden hak alma olarak değerlendirilmesi gerektiğine”, sanık … müdafiinin “sanığın faydalanma kastı bulunmayıp menfaat temin etmediğine ve yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eyleminin diğer sanık … gibi hukuki ilişkiye dayananan alacağın tahsili amacıyla tehdit kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine”, ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.