Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/22896 E. 2023/9126 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22896
KARAR NO : 2023/9126
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.08.2015 tarihli ve 2014/54564 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/3233 Esas, 2020/1048 Karar sayılı kararı ile;
” Sanığın, araba satın alabilmek için eşi olan mağdurdan kefil olmasını istediği, aldığı red cevabı üzerine, mağdurun işyerinin önüne gelip; “Bana kefil olacaksın, senetleri imzalamazsan öldürürüm, yaşatmam” şeklinde tehdit ederek zorla … Otomotive götürüp, 22.000 TL’lik senetin kefil kısmını imzalattırarak borç altına soktuğu mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları, tanıklar …, …, …’ün aşamalardaki özde değişmeyen, birbirleriyle ve mağdurun beyanı ile örtüşen ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yağma suçundan mahkumiyeti yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri;
Eski eşi olan mağdurun kendisine iftira attığına, zorla senet imzalatmadığına, mağdurun kendi rızası ile imzaladığına, bu nedene suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Eksik inceleme ile karar verildiği, bir zararın oluşmadığına, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğine, yağma suçunun unsuru olan tehdit koşulunun olayda oluşmadığına, şu anda eski eşi olan mağdurun suça konu senetleri kendi rızası ile imzaladığına, suçun vasıflarının oluşmadığına, iddiaların dayanaktan yoksun olduğuna, bu nedenlerle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

C.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü gündüz vakti, sanığın, araba satın alabilmek için eşi olan mağdurdan kefil olmasını istediği, aldığı red cevabı üzerine, mağdurun işyerinin önüne gelip “Bana kefil olacaksın, senetleri imzalamazsan öldürürüm, yaşatmam” şeklinde tehdit ederek zorla Furkan Otomotive götürüp, 22.000,00 TL’lik senetin kefil kısmını imzalattırarak borç altına soktuğu anlaşılmıştır.

2. Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Tanıklar A.K., A.C., İ.K.’ nın aşamalardaki özde değişmeyen, birbirleriyle ve mağdurun iddiaları ile örtüşen beyanlarda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.

4. Sanığın, mağduru tehdit etmediği, kendi rızası ile suça konu senedi imzaladığı şekilinde tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme İle Karar Verildiği, Suçun Vasıflarının Oluşmadığına, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı, tanıklar A.K., A.C., İ.K.’ nın aşamalardaki özde değişmeyen, birbirleriyle ve mağdurun iddiaları ile örtüşen beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/126 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Bilindiği üzere Türk Medeni kanunumuz “edinilmiş mlallara ortaklık” rejimini kabul etmiştir.
Bu rejim eşlerin malları ve tasaruf ve sorumluluklarıyla ilgili çeşitli hükümler getirmiştir. Bunlardan bazıları;
Madde 202-; “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler. “
Madde 218-; “Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar. “
Madde 222 -/3.f. ;“Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir .”
Madde 263/1.f. “ Olağan yönetim dışında kalan konularda eşler, ancak birlikte veya biri diğerinin rızasını almak suretiyle ortaklığı yükümlülük altına sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir .”
Madde 269-/1. f..; “Her eş, diğer bütün borçlardan kendi kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu tutulur.” şeklindedir.
Kısaca aile birliğine giren mallar ailenindir. Eşlerin ortak malıdır.
Olayın oluşuyla ilgili daire çoğunluk görüşü ile aramızda ihtilaf yoktur. Sanık borçlanarak ,yani senetle araç almak istemektedir müşterek sorumluluk için araç satıcısı eşin kefaletinide aramaktadır. Sanık eş karşı çıkan eşine karşı tehdit kullanarak aracın alımı için düzenlediği senetlere eşini kefil olarak imza attırmıştır.
Şekil bakımından TCK 148/2. fıkrasında düzenlenen “senedin yağması ”suçu tamamlanmıştır. Ancak burda tartışılması gereken müştekinin malvarlığında artış meydana getirecek olan aracın alımı için senet imzalatılmasıdır. İmzalanan belge ile müştekinin malvarlığında bir azalma söz konusu olacak isede aracın alınması yerine ikamesi ile malvarlığındaki azalma ikame edilmekte ve dolaysıyla dengelenmektedir.
Sanık tarafından ortak mameleklerinde meydana gelecek artışa karşılık eşini zorla kefil olarak imzalatmasında yağma kastının bulunmayacağı açıktır.

Bu nedenlerle eylemin yağma olacağı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Eylem yağma oluşturmayacağı için sanığa “tehdit” suçundan ceza verilmesi gerekirdi gerekçesiyle karar bozulmalı idi.