YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22909
KARAR NO : 2023/9024
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Duruşmalı incelem isteminin reddine; hükmedilen cezası süresine göre sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318 inci maddesi gereğince reddine,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar Hakan ve … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi delaletiyle 148/2,149/1-c ve 53, sanık … hakkında ise aynı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 148/2,149/1-c ve 53 üncü maddeleri ile cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2013 tarihli ve 2012/310 Esas, 2013/121 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan sanıklar … ve …’un beraatlerine, sanık …’ın ise 5237 sayılı Kanun’un 148/2 nci maddesi delaletiyle 149/1-d, 62/1 inci maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Hükmün sanık … ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli, 2014/11678 Esas, 2017/6210 Karar sayılı ilâmı ile;
“..Sanık … hakkında yakınan …’ya yönelik nitelikli yağma suçundan mahkumiyet; sanıklar … ve … hakkında ise aynı yakınana yönelik nitelikli yağma suçundan beraat kararlarının incelenmesinde; 1-) Oluş ve kabule göre; sanıklar … ve …’un diğer sanık … ile birlikte el ve işbirliği içinde mağdur’a senet imzalattıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar … ve …’un üzerine atılı eylemin sübuta erdiği düşünülmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, 2-) Tanık …’ın sanıklardan kiraladığı aracın kaza masrafının, senet bedeli ile orantılı olup olmadığı araştırılarak; sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nın 150/1 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2018/54 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 35/1-2, 62 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca da, sanık …’ın mükerrir olduğu kabul edildiği ve sanıklar hakkında hak yoksunluklarına da karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi; gerekçe belirtmeden hukuka aykırı kararı temyiz ettiğine,
B. Sanık … Müdafiinin Duruşmalı İnceleme Talepli Temyiz Sebebi; suçu işlemediğine olaydan haberinin olmadığına, tesadüfen dükkana uğrayıp kısa sürede ayrıldığına ve mahkumiyeti gerektirir yeterli delil bulunmadığına,
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi; araçta meydana gelen zarar, çekici masrafı, otopark ücreti, değer kaybı v.s. hususlar dikkate alındığında senet miktarının kasko bedeli ve masraflar toplamı ile orantılı olduğuna ve ilk derece mahkemesinin bunları araştırmadan eksik araştırma ile karar verildiğine, suç ve cezanın şahsiliği ilkesi gereğince şirket sahibi olarak çalışanların eylemlerinden sorumlu tutulamayacağına, suçu işlemediğine ve mahkumiyeti gerektirir yeterli delil bulunmadığına,
D. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın sahibi olduğu … Rent A Car isimli iş yerinde sanık …’un sorumlu müdür, sanık …’ın ise personel olarak çalıştığı, tanık A.Ö.’nün 27.02.2012 tarihinde anılan iş yerinden bir aylığına araç kiralayıp arkadaşı olan mağdur ile birlikte gezdikleri, tanık A.Ö.’nün mağduru … iline bırakıp bir arkadaşını ziyarete giderken kaza yapması nedeniyle kiraladığı aracı kiralama sözleşmesinin sona erdiği 28.03.2012 tarihinde teslim etmemesi üzerine sanık …’in, tanık A.Ö. hakkında 29.03.2012 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu, sonraki süreçte de tanık A.Ö.’nün … iline geri döndüğünü öğrenen sanıkların 20.04.2012 tarihinde tanığı iş yerine konuşmak için çağırdıkları, tanığın sanıklara araçla kaza yaptığını hastanede yatması nedeniyle gelemediğini belirterek aracı kullanırken yanında mağdur olduğunu ve birlikte gezdiklerini söylemesi üzerine, sanıkların mağdur …’ı da iş yerlerine çağırarak tanık A.Ö.’den aracı kiraladıkları sırada teminat olarak aldıkları bononun altına kefil olarak imza atmasını istedikleri, mağdur …’ın imza atmak istememesi üzerine de mağduru döverek 50.000,00 TL bedelli senedi imzalattırdıkları anlaşılmıştır.
2. Mağdur aşamalardaki ifadelerinde (1) nolu bentde belirtilen olayın anlatımına uygun şekilde, tanık A.Ö.’nün kiraladığı araçla birlikte gezdiklerini tanığın bir arkadaşını göreceğini söyleyip kendisini … öğretmen evine bırakıp gittiğini ve geri dönmediğini, aracın kiralanması ve kaza yaptığı süreçte tanık A.Ö. İle bir arada olmadıklarını, sırf beraber araca binip gezmeye gittiği için, kefil olarak imza atacaksın diyerek zorla senet imzalattırdıklarını beyan etmiştir.
3. Sanıklar suçlamaları kabul etmemişlerdir.
4. Mağdurun anlatımlarıyla uyumlu olarak basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin 20.04.2012 tarihli adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur
5.Tanık A.Ö. ile sanık … arasında düzenlenmiş 27.02.2012 tarihli araç kiralama sözleşmesi ve 27.02.2012 tanzim tarihli, 50.000,00 TL miktarlı borçlusu tanık A.Ö. ve kefili mağdur olan senet fotokopisi dava dosyasında mevcuttur.
6. Kolluk tarafından düzenlenen 21.04.2012 tarihli teşhis ve yakalama tutanakları dosya içerisindedir.
7. Tanık A.Ö.’nün olay sonrası sıcağı sıcağına alınan ifadesinde; araç ile gezerken yanında mağdurun olduğunu söylemesi üzerine sanıkların mağduru da iş yerine çağırdıklarını araç kiralarken verdiği senedi mağdura küfrederek döverek imzalattırdıklarını korktuğu için engel olamadığını beyan etmiştir.
8. Tanık Y.T. ifadelerinde, sanık …’in oğlun kaza yapmış diyerek çağırdığı iş yerine gittiğinde, orada oğlu olan mağdurun yanı sıra sanıklar …, …, Hakan, temyiz dışı sanık … ve tanık M.A.’nın olduğunu, oğlunu üzgün ve korkmuş bir vaziyette gördüğünü, sanık …’in kendisine oğluna birkaç … attığını söylediğini beyan etmiştir.
9. Temyiz dışı sanık …’in ifadesinde iş yerinde çalıştığını olay günü tanık A.Ö. İle sanıklar … ve …’ın konuştuklarını, yarım saat sonra mağdur …’ın geldiğini kendisini dışarıda beklediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
10. Kiralanan aracın 43.308,50 TL olduğuna dair 27.10.2011 tarihli fatura ve kasko değerinin 40.700,00 TL olduğuna ilişkin Türkiye Sigorta Birliğinin 26.03.2019 tarihli yazısı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Suçu İşlemediklerine, Çalışanların Eylemlerinden Sorumlu Tutulamayacağına, Şüpheden Sanığın Yararlanacağı İlkesi Gereğince Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalardaki kararlı ve değişmeyen beyanları, mağdur hakkında düzenlenen adli muayene raporu, tanıklar A.Ö. ve Y.T. ile temyiz dışı sanık …’in anlatımları, kolluk tarafından düzenlenen teşhis, arama ve yakalama tutanakları, “Hukuki Süreç” başlığı altında (3) numaralı paragrafında yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Araçtaki zararı ile Çekici Masrafı, Otopark Ücreti, Değer Kaybı Toplamının Senet Miktarı ve Kasko Bedeliyle Orantılı Olduğuna, İlk Derece Mahkemesinin Bunları Araştırmadan Eksik Araştırma İle Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanıklar ile hukuki alacak ilişkisi bulunmayan mağdura yönelik yağma eylemiyle ilgili olarak aracın kasko değeri ve meydana gelen zarar miktarının tespitini sonuca etkili olmayacağı dikkate alındığında hükümde bu yönden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Vesaire Yönünden
1. Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü mağduru darp ederek senet imzalatan sanıkların eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs hükmünün uygulanması ile eksik ceza tayini, ayrıca yağma suçunu birden fazla kişiyle, iş yerinde işledikleri anlaşılan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasa’nın 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2018/54 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararında sanıkların müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, Gerekçe Bölümü (C) paragrafında (2) numaralı bentlerinde açıklanan eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.