YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23106
KARAR NO : 2023/9086
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık müdafinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre temyiz isteminin sanık hakkında kurulan tehdit suçundan kurulan mâhkumiyet hükmü ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adiye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.08.2017 tarihli ve 2014/28168 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ve suç arkadaşları hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırma istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2016/312 Esas, 2019/584 Kara sayılı kararı ile
“…35 … 78 ve 35 …0248 plakalı araçların karıştığı kazaya ilişkin olarak herhangi bir trafik kaza tespit tutanağı tutulup tutulmadığı, resen araştırılıp, saptanması halinde getirtilip incelenip; aykırı durumda sanıkların ve mağdurun karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında sanıklara ait araçlarında oluşan maddi hasarı onarım bedeli saptanıp, sanıkların olay sonrası talep ettikleri meblağ ile örtüşüp örtüşmediği de belirlendikten sonra sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun taktiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/20 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine 1 yıl 5 ay 15 gün denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve suç arkadaşlarının 35 .. …. ve 35 … .. plakalı iki farklı araçla birbirlerini takip ederek ana yoldan seyir ettikleri sırada katılan başka bir araçla aniden yola çıkması üzerine 35 … … plakalı aracın ani fren yapması ile arkadan gelen 35 … … plakalı aracın 35 .. … plakalı araca çarparak her iki araçta maddi hasar oluştuğu, katılanın aracıyla hızlıca olay mahallinden uzaklaşması üzerine sanıkların kesintisiz takip yaparak katılanın önünü kestikleri, ellerinde sopa ve bira şişesi olduğu halde “…seni öldüreceğiz senin yüzünden fren yapıp durmak zorunda kaldık 500,00 TL hasar oluştu 500,00 TL vereceksin, cüzdanını vereceksin, yoksa buradan ölün çıkar…” şeklinde tehdit içerikli sözler sarf ettikleri, katılanın korkup aracının camını aralayarak 50.00 TL verdiği anlaşılmıştır.
2. Dosya içerisinde sanıkların ve katılanın kullanımındaki araçların hasarlı resimleri, 10.08.2014 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı ve olay yeri basit ölçeksiz krokisinin mevcut olduğu görülmüştür.
3. Tanık Y.Y’nın olayı doğrular mahiyette anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanıkların kullanımındaki araçlarda oluşan hasarlardan kaynaklı maddi zararın tespitine yönelik alınan 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre 35 … … plakalı araçta 843,70 TL, 35 … … plakalı araçta ise 495,60 TL’lik zararın ortaya çıktığı tespit edilmiştir.
5. Sanığın soruşturmada “…kızgınlıkla olay yerinde bulunan taşlarla aracı taşladık…” şeklinde savunmasına karşın, kovuşturma aşamasında suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Öne Sürülen Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalarda özde değişmeyen tutarlı iddiaları ve bunu doğrulayan tanık anlatımı, tutanaklar ve tüm dosya kapasına göre sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kabul edilerek suçu sabit görülmüş ve kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
1. Katılana karşı tehdit suçunu silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin yanında (a) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ile ceza infaz kurumu haline getirilip sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece bir denetim süresinin belirlenmesi zorunlu olup ve ertelemenin yasal sonucu olduğundan bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesi aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyecektir. Aynı fıkrada mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olmamak hususu da, hükmedilen bir yıldan fazla mahkûmiyetler için söz konusu olup, hapis cezası bir yıldan az olsa da denetim süresi hiçbir ahvalde bir yıldan az olamayacaktır. Bu bağlamda; cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında hakkında, mahkum olduğu 1 yıl 8 ay hapis süresinden az olmayacak şekilde denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde C paragrafında açıklanan nedenle … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/20 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan kurulan hükmün erteleme ile ilgili bölümündeki “1 yıl 5 ay 15” gün olan denetim süresinin “1 yıl 8 ay” olarak düzeltilmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine
06.03.2023 tarihinde karar verildi.