YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23111
KARAR NO : 2023/9009
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 2009/4778 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 149/1-e, 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2011 tarihli ve 2010/115 Esas ve 2011/338 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-a, 145, 168/1, 62 nci maddeleri uyarınca belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 26.12.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2015/18 Esas ve 2015/39 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 14.07.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 292/1 incı maddesinde yer alan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği ve Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli ve 2014/597 Esas, 2014/578 Karar sayılı kararı ile neticeten 5 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 07.11.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un142/2-a, 145, 168/1, 62 nci maddeleri uyarınca belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/39 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.07.2018 tarihli ve 2016/768 Esas, 2018/8804 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Sanığın, görme ve işitme engelli katılanı, aracına alarak, hakkında dedikodu çıkardığını, 50 TL verirse onu affedeceğini söyleyerek,katılanın cep telefonundan temyiz dışı sanık … ve kendi telefonuna kontor yüklediği olayda, sanığın eyleminin TCK’nın 149/1-e maddesinde düzenlenen beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma suçunu oluşturduğu halde suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına karar verilmiştir.
5. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-e, 150/2, 168/3, 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmaına karar verilmiştir.
6. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/433 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2019/812 Esas, 2020/3847 Karar sayılı ilamıyla;
“… 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesinde, “Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık
hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.”Biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, her ne kadar ceza süresi yönünden kazanılmış hak gözetilse dahi suç vasfı yönünden daha ağır cezaya hükmolunduğundan, sanığa aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/472 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-e, 150/2, 168/3, 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yüzde yüz görme ve yüzde altmış işitme engelli olan ve bir Rehabilitasyon Merkezinde yatılı olarak kalan katılanın olay tarihinde babasının yanına bayram ziyareti için geldiği, … köyünden Mut ilçesine gitmek için yolda araç beklediği sırada, yanına daha önceden tanıdığı sanık … ve temyiz dışı arkadaşının, bir araçla gelerek aracına davet ettiği, sanık …’in katılana ‘sen benim hanımımı kullanmışsın, 50,00 TL para ver seni affedeyim’ diyerek, katılanın gömleğinin ceplerini arayıp, 220,00 TL parasını ve cep telefonunu aldıkları ayrıca katılanın hattından kendi telefonlarına kontör yükledikleri anlaşılmıştır.
2. Sanığın tevil yoluyla ikrarda bulunduğu görülmüştür.
3. Katılanın hattından sanıkların hattına kontör yüklendiğine ilişkin mesaj kayıtlarını içeren tutanak, dosya içerisinde mevcuttur.
4. İletişimin tespiti raporu dosya arasına alınmıştır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) ve (6) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit
ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yani mağdurun rızasının failin ve/veya faillerin cebir ve tehdidi ile sağlanması halinde bu suç oluşur. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdidin, nitelik ve nicelik bakımından yağma suçunda aranan boyutta olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olan katılanın, olay günü bayram ziyareti dolayısıyla babasının yanına gitmek için yolda araç beklediği sırada, yanına daha önceden tanıdığı sanık … ve temyiz dışı arkadaşının, bir araçla gelerek aracına davet ettiği, sanık …’in katılana ‘sen benim hanımımı kullanmışsın, 50,00 TL para ver seni affedeyim’ diyerek, katılanın gömleğinin ceplerini arayıp 220,00 TL parasını ve cep telefonunu alıp, kendi hatlarına kontör yükledikleri olayda; mevcut eylemin yağma suçunda aranan boyutta objektif nitelikte ciddi, korkutucu seviyede cebir/tehdit içermediği, katılanın herhangi bir direnç göstermediği gibi direnci kırmak için fiili şiddette uygulanmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-a-b-son maddelerinde tanımlanan hırsızlık boyutunda kaldığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık ve temyiz dışı arkadaşının olay günü katılandan 220,00 TL parasını alıp, katılanın hattından, kendi telefonlarına 145 adet kontörü yükledikleri olayda, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, şartları oluşmadığı halde 150/2 maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Katılanın alınan beyanında, sanıkların yakalandıktan sonra zarar giderimi teklifinde bulunmalarına rağmen, kendisinin kabul etmediğini beyan ettiği olayda; sanığa zararı gidermesi amacıyla makul bir süre verilmesi, zarar miktarının katılana ödenmek üzere depo ettirilmesi imkanı tanındıktan sonra sonucuna göre 168/2-3. maddelerinin uygulanmasının gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/472 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.