YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23231
KARAR NO : 2023/9124
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
1. Sanık …’ın yokluğunda verilen hükmün, sanığın müdafii Av. …’e yapılan tebliğ işleminin, adresin kapalı olması sebebiyle mahalle muhtarı imzasına teslim edilip 2 No.lu haber kağıdının kapısına yapıştırıldığı ve komşusuna haber verildiği belirtilmek suretiyle yapıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması” gerekmekte olup; sanık müdafinin iş yeri adresine 16.01.2017 tarihinde 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesine göre düzenlenen tebligat mazbatasında, muhatabın adreste geçici veya daimi olarak bulunmama sebebinin belirtilmediği ve tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eski hale getirme istemi yerinde görüldüğünden, temyiz davasının öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talebinin birlikte verilmesi halinde, karar verme yetkisinin Yargıtay’ın ilgili dairesinde olduğu, bu nedenle … Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin sanık … hakkında 01.07.2019 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
2. Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümler yönünden, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3938 soruşturma sayılı iddianamesi ile
1. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası,109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası,109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2016 tarihli ve 2016/213 Esas, 2016/195 Karar sayılı kararıyla
1. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 109 uncu maddesinin birinci fıkrası,109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
3. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 109 uncu maddesinin birinci fıkrası,109 uncu maddesinin, ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
4. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin, 23.12.2016 Tarihli ve 2016/174 Esas, 2016/175 Karar Sayılı Kararıyla
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1- Sanığın yağma kastı ile hareket etmediği,
2- Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1- Sanığın yağma kastı ile hareket etmediği,
2- Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı,
3- Suç vasfının yanlış belirlendiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun geçimini fuhuş yaparak sağladığı, olay tarihinde saat 13.00 sıralarında mağduru, telefonla arayan sanık …’ın, mağdure ile para karşılığı cinsel ilişkiye girmek istediğini söyleyerek buluşma teklifinde bulunduğu, mağdurun kendisine ait aracı ile … Bulvarı Aygaz Kavşağındaki büfenin önüne geldiği, sanık …’ın, mağdurun yanına gelerek aracın sağ ön koltuğuna oturduğu, mağdurun aracı ile birlikte hareket ettikleri, bu sırada sanık …’ın temyiz dışı sanık …’ın kullandığı 17 .. … plakalı araç ile onları takip ettikleri, Mesudiye Tabyasına geldiklerinde mağdur ve sanık …’ın araçtan indikleri, sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın içinde bulunduğu 17 .. … plakalı aracında hemen mağdurun aracının yanına yanaştığı, sanık …’ın 17 .. … plakalı aracın içerisindeki sanık …’a “Komserim gelir misiniz?” dediği, sanık …’in, mağdurun yanına gelerek cebinden çıkarttığı sanık …’a ait olan kelepçeyi mağdurun sağ bileğine taktığı, mağdurun “Sen ne yapıyorsun, kimlik görebilir miyim?” demesi üzerine sanık …’in “Ben … Asayiştenim, istihbarattanım” diyerek mağdurun kafasına yumruk ile vurduğu, mağdurun, sanık …’a “Neler oluyor?” demesi üzerine, …’ın, mağdureye “4-5 senenin konusudur bu, kardeşinin bana 4.000 TL borcu kaldı, ben onu almasını bilirim” dediği, mağdurun, sanık …’a “Benim kardeşimin sana borcu yok bitti” demesi üzerine, sanık …’in, sanık …’a, “… sen sus, biz bu kadından parayı almayı biliriz, gerekirse üzerine suç atarız, burada öldürür, araçta kazma kürek var burada gömeriz” dediği, mağdureye ait kol çantasını sanık …’in aldığı, mağdurun olanlardan tedirgin olduğu ve sanıklara “Evimde 3.000,00 TL param var, eve gidelim size bu parayı veririm” dediği, sanık …’in, mağdurun aracına tek başına bindiği, mağdurun de elleri kelepçeli olduğu halde sanıklar … ve … ile birlikte 17 .. … plakalı araç ile mağdurun ikametine doğru yola çıktıkları, her iki aracında mağdurun ikametine gelerek otoparka girdikleri, sanık …’in, mağdureye “Sesini soluğunu çıkarma, arama iznimiz var, eve biz girip paraları evden alacağız” dediği, mağdurun elleri kelepçeli olduğu halde sanık … ve temyiz dışı sanık … ile birlikte dairenin önüne geldikleri, sanık …’ın ise araçların başında kaldığı, mağdureye ait dairenin önüne gelindiğinde sanık …’in “Arama emrimiz var, ama biz gelmeyeceğiz, kapı aralık kalsın, içeriden çocuklarının sesi geliyor, yanlış yaparsan çocuklarını da öldürürüz” dediği ve mağdurun ellerindeki kelepçeyi çıkardığı, mağdurun dairesine girerek burada bulunan 3.000,00 TL parayı alarak dışarıya çıktığı, sanık …’in mağduru tekrar kelepçeleyerek sanıklar Halil ve …’ın mağduru araçlarının bulunduğu otoparka götürdükleri, sanık …’in, mağdureye “1.000,00 TL daha vereceksin, vermezsen seni dağa gömeriz” dediği, sanık …’in alıkoymuş olduğu mağdureye ait çantadan mağdurun telefonunu çıkartarak, telefonu mağdureye verdiği, mağdureye hitaben “Sadece bir kişiyi arama hakkında var parayı ayarlayacaksın” dediği, mağdurun de arkadaşı Ş.T.’yi aradığı, bu arada, sanık …’in, mağdurun telefondan yanlış birşey söylememesi için kolunu sıktığı, mağdurun, arkadaşından 1.000,00 TL para istediği, arkadaşının parayı vereceğini söylemesi üzerine mağdurun ve sanıkların 17 .. … plakalı araca bindikleri, araç yolda seyir halinde iken mağdurun tuvalet ihtiyacı için durmaları gerektiğini söylediği, sanıkların yol üzerinde bulunan petrol ofisi istasyonunda durdukları, sanık …’in, petrol ofisi istasyonunda çalışan tanık A.M.’ye “Mahkum indiriyoruz, ömünüzdeki aracı buradan çekin” dediği, tanık A.M.’nin de tuvaletlerin önünde bulunan aracı bulunduğu yerden çektiği, sanık …’in, mağdurun kolundaki kelepçeyi açtığı ve mağdureyi tuvalete götürdüğü, mağdurun tek başına tuvalete girdiği, bu sırada sanık …’in de kapının önünde beklediği, mağdurun tuvaletten çıktıktan sonra petrol istasyonunda çalışan tanık A.M. ile göz göze geldiği ve ona işaret ile birşeyler anlatmak istediği ancak tanığın bu yardım istediğin anlayamadığı, mağdurun tekrar araca bindiği, sanık …’in mağduru tekrar kelepçelediği, araç ile … Caddesine geldikleri ve burada bulunan … Giyim isimli iş yerinin önünde durdukları, burada durmadan önce sanık …’in “Şimdi kelepçeni açacağım, her yere emniyetten adamlarımı yerleştirdim, çocuklarının sesini duymak istiyorsan, 1.000,00 TL yi al getir, parayı aldıktan sonra kargoların önüne gel” dediği, mağdurun araçtan inerek arkadaşı Ş.’den 1.000,00 TL parayı aldığı ve … Caddesi üzerinde bulunan kargo firmalarının önüne doğru yürüdüğü esnada, sanık …’in mağdureye doğru seslenerek “Beni takip et ifade alacağız” dediği, mağdurun “Ben çanta ve telefonumu istiyorum, yoksa sana parayı vermeyeceğim” demesi üzerine, araç içinde bulunan sanık …’ın, mağdureye ait telefonu ve çantasını getirdiği, mağdurun da kargo firmalarının önünden parayı sanıklara vererek olay yerinden ayrıldığı ve mağdurun 07.11.2016 tarihli duruşmadaki beyanına göre, zararının sanıklar tarafından kovuşturma aşamasında karşılandığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir.
4. Tanık A.M.’ nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Kolluk tarafından düzenlenen 03.05.2016 tarihli görgü inceleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Kolluk tarafından düzenlenen sanık …’ın, mağdurun ellerini bağlamak için kullandığı kelepçeyi attığı yeri göstererek teslim ettiğine ilişkin 03.05.2016 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık …’ın aşamalardaki beyanında, köylüsü olması nedeniyle tanıdığı diğer sanık …’ın olay tarihinden önce parasını mağdurun çaldığını söyleyip kendisinden yardım istemesi üzerine geçimini fuhuş yaparak sağlayan mağdur ile buluşma sağlayıp mağdur ile sanık …’ı bir araya getirmek suretiyle yardımda bulunduğunu, bu sırada mağdur kaçmak isteyince ona kelepçe taktığını, mağdurun evinden getirdiği ve arkadaşından temin ederek verdiği paraların alınması sırasında yanında bulunduğu şeklindeki tevilli ikrarı, mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanlarında, sanıklara herhangi bir borcunun olmadığını, kafasına yumruk ile vurduklarını ve ölümle tehdit ettikleri şeklindeki beyanları, tanık A.M.’nin beyanları, dosya içerisindeki mevcut tutanak ve belgelere göre, her ne kadar sanık … beyanlarında, diğer sanık … ile mağdur arasında hukuki ilişkiye dayanan alacak olduğunu dile getirmiş ise de, mağdur bu savunmayı reddettiği gibi, sanığın savunmasına üstünlük tanınsa dahi, sanığın, mağdur ile kurulan hukuki alacağın tarafı olmadığı anlaşılmakla, sanık … ve müdafiinin suç kastı ve vasfına yönelik temyiz istemlerinde bulunmuş ise de, Mahkemece sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık …’nın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.05.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünün 2 numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık … ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.12.2016 tarihli ve 2016/174 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’ un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.12.2016 tarihli ve 2016/174 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.