YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23272
KARAR NO : 2023/9010
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 2013/3030 soruşturma sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 9 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c, 31/2 nci maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2013/166 Esas, 2013/292 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6 kere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c, 150/2, 31/2, 168/3, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası; 2 kere de aynı Kanun’un 149/1-c, 150/2, 35/2, 31/2, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 04.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/3. maddesi gereğince tabi tutulduğu 3 yıllık denetim süresi içinde 04.06.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e maddelerinde yer alan kaaten yaralama suçunu işlediği ve Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/717 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararı ile neticeten 1500 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 14.01.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 6 kere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c, 150/2, 31/2, 168/3, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası; 2 kere de aynı Kanun’un 149/1-c, 150/2, 35/2, 31/2, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Daresinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/1776 Esas, 2020/4209 Karar sayılı kararı ile;
“..Suç tarihinde kayden 12-15 yaş aralığında olan sanık … hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine göre, sosyal inceleme yaptırılıp, raporunun aldırılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,.. “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/459 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 6 kere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c, 150/2, 31/2, 168/3, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası; 2 kere de yine aynı Kanun’un 149/1-c, 150/2, 35/2, 31/2, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suça sürüklenen çocuğun suça iştirakinin bulunmadığına,
2. Eylemin yağma değil olsa olsa dilencilik suçunu oluşturacağına,
3. Vesaire,
İlişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebepleri;
1. Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Beraat etmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü Hıdırellez şenliklerinin düzenlendiği sırada göl kenarında dolaşan mağdurların bulunduğu grubu suça sürüklenen çocuk … ve arkadaşlarının uzaktan görmeleri üzerine, suça sürüklenen çocuk …’ın “ben bunları tanıyorum, bunlardan para isteyelim” diyerek, mağdurların bulunduğu grubun yanına, yargılama dışı suça sürüklenen çocuklar … ile …’ı gönderdiği, suça sürüklenen çocuk …’ın da yakın mesafede beklediği, suça sürüklenen çocuk …’in mağdurlara hitaben “aranızda 10,00 TL para toplayın, yoksa sizin boğazınızı, dalağınızı keserim” diyerek yanında bulunan diğer suça sürüklenen çocuk …’a da “çıkar bıçağı” dediği, mağdurlardan …, …, …, …, … ve …’un yanlarında bulunan madeni paralardan toplayarak 10 TL civarında parayı verdikleri, mağdurlar … ve … …’in paralarının olmaması sebebiyle para vermedikleri, paraları alan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın mağdurların yanından ayrılarak suça sürüklenen çocuk …’ın yanına gittikleri ve parayı kendisine verdikleri, sonrasında her üç suça sürüklenen çocuğun parayı birlikte harcadıkları anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun yargılama aşamasında tevil yoluyla ikrarda bulunduğu görülmüştür.
3. Suça sürüklenen çocuğun farik mümeyyiz ve sosyal inceleme raporları dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 20.05.2014 tarihli ve 2014/6-617 Esas, 2014/271 Karar sayılı kararında açıklandığı ve Yargıtay’ın müstekâr uygulamalarında da belirtildiği üzere, sanık ya da sanıkların iradelerinin baştan itibaren mağdur ya da mağdurlardan belirli bir miktar parayı almaya özgülenmesi durumunda, değişik zamanlarda birden fazla fiil işlenmiş olsa ya da birden fazla mağdura karşı işlense bile, sanık ya da sanıkların eylemlerinin tek bir nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle sözü edilen içtihat uyarınca, belli bir miktara özgüleme varsa her biri müstakil yağma suçunu teşkil eden fiiller farklı zamanlarda işlenmiş olsa ve/veya birden fazla mağdura (örneğin iş ortağı, kardeş gibi) karşı işlenmiş olsa bile, fail ya da faillerin tek bir yağma suçundan sorumlu tutulması gerekecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelecek olursak;
Suça sürüklenen çocuk …’ın yönlendirmesiyle temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, mağdurların yanında giderek, “aranızda 10,00 TL para toplayın, yoksa sizin boğazınızı, dalağınızı keserim” dedikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın da mağdurlara görünmek suretiyle olanları yakından takip ettiği ve mağdurlar üzerinde korkutucu etki oluşturduğu, bir kısım mağdurların ceplerindeki bozuk paralardan çıkararak temyiz dışı suça sürüklenen çocuklara verdikleri olayda; suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı arkadaşlarının tek bir eylemle, herhangi bir mağdur gözetmeksizin, almak istedikleri parayı 10,00 TL’ye özgülemiş olmaları, mağdurlardan tehdit ve/veya cebirle ayrı ayrı para almak gibi bir suç kasıtlarının bulunmadığı ve mağdurlardan toplanan paranın da özgülenen miktara yakın olması karşısında, suç ve cezada orantılılık ile hakkaniyet ilkeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında tek yağma suçundan ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/459 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiince temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.