YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23297
KARAR NO : 2023/8534
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli ve 2016/7215 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/409 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olabileceği, bu suçla ilgili yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli ve 2016/312 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli ve 2016/312 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 06.04.2017 tarihli ve 2017/419 Esas, 2017/501 Karar sayılı ilâmıyla;
1)Mağdur … ile sanık … arasında daha önceden bir husumetlerinin olduğu, 15/12/2015 tarihinde saat 17.00 sıralarında karşılaştıkları, sanığın mağdura tahta saplı sivri uçlu meyve bıçağını göstererek “bana 10 dakika içerisinde 50,00 TL bulacaksın” diyerek tehdit ettiği, mağdurun da sanığın bir şey yapacağını düşünerek internet cafeye sığındığı, sanığın hemen arkasından gelip, yine aynı şekilde elinde bıçakla tehdit ettiği ve 50,00 TL para istediği şeklinde anlatılan olayda; olayın başlangıcında olay yerinde yalnızca sanık ve mağdurun olduğu ve olayın devamında mağdurun internet cafeye girmesi üzerine yanlarında tanık bulunduğu anlaşılmakla, olayın başlangıcında olay yerinde tanığın olmadığı sırada sanıkta bıçak olup olmadığına dair Mahkeme tarafından kabule ilişkin gerekçede tanığın beyanlarına dayanılması ve mağdurun ifadelerine neden itibar edilmediğinin denetime esas olacak şekilde delillerle ilişkilendirilerek karar yerinde tartışılmaması,
2)Sanığın 50,00 TL para istediği ve suç kastını 50 liraya özgülemesi karşısında, gerekçeli kararın “delillerin değerlendirilmesi” bölümünde sanığın kastının ne miktar bir değere yönelik olduğu hususuna değinilip tartışılmadan ve keza “hüküm” bölümünde sanık lehine cezasından indirimi öngören maddenin olayda uygulanmamasını gerektiren maddi ve hukuki engellerin neler olduğu belirtilmeksizin ve hangi kanuni şartların gerçekleşmediğine dair somut bir gerekçe de gösterilmeden gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Suç yolunda katedilen mesafe ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da dikkate alınarak TCK’nın 35/2 maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken Mahkemece ” teşebbüsün durumu nazara alınarak ” ifadesiyle yetinilerek belirlenen 1/2 oranındaki indirime ilişkin olarak tercihin yasal, yeterli ve makul gerekçesi gösterilmeksizin ceza tayin edilmesi,
4)Mağdurun internet cafeye sığındığı, sanığın hemen arkasından gelip, yine 50,00 TL para istediği şeklinde devam eden olayda, bahse konu internet cafenin TCK 149/1-d maddesinde belirtilen iş yeri olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılmaksızın ve mevcut delillerle ilişkilendirilerek tartışma konusu yapılmayarak karar yerinde gösterilmemesi”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.06.2017 tarihli ve 2017/206 Esas, 2017/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
6. Sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 05.03.2018 tarihli ve 2017/1607 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında yağma suçundan, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 150 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın suçu işlediğine dair somut ve şüpheden uzak delil bulunmadığına,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Daha önceden aynı evde kalan ve sanığın evden ayrılması nedeniyle aralarında sorun yaşayan sanık ve mağdurun, olay günü yolda karşılaştıkları, sanığın mağdura bıçak gösterip “senin yüzünden sokakta kaldım, bunun sebebi sensin” diyerek 50,00 TL para istediği, mağdurun sanığın kendisine birşey yapacağından korkarak yakındaki internet cafeye girdiği, sanığın da hemen arkasından gelerek tanık H.F.B’nin sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanında belirttiği şekilde mağdura hitaben “beni evden dışarı attınız kalacak yerim yok 50,00 TL para ver, otelde kalacağım, vermezsen seni çok kötü yapacağım” diye bağırdığı, mağdurun üzerinde para bulunmadığını parayı sonra vereceğini söylemesi üzerine internet cafeden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Tanık H.F.B.’nin şikâyetçinin ifadesini destekleyen beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. İlk Derece Mahkemesince, işyerinde yağmaya teşebbüs suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, iddia, sanık ve mağdur beyanı, tanık ifadesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sanığın yağmaya teşebbüs suçunu işyerinde ve silahla işlediği sabit görülerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Suçu İşlediğine Dair Somut ve Şüpheden Uzak Delil Bulunduğuna Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun olay akışına ilişkin anlatımlarının tanık H.F.B.’nin beyanları ile doğrulandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Unsurlarına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Bu suçla korunan hukuki değer yalnızca malvarlığı değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2017/1607 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.