Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23323 E. 2023/8707 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23323
KARAR NO : 2023/8707
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/13434 soruşturma numaralı ve 26.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 35; 149/1-c-h, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/127 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e, 223/2-b maddeleri uyarınca beraat; dönüşen suç vasfına göre tehdit suçundan müştekinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmiştir.

3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/127 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2018/790 Esas, 2020/3032 Karar sayılı kararı ile;
“Mağdurun olay öncesinden tanıdığı sanık … ile sohbet ederken yaylada küçük bir evi olduğunu, bulabilirse küçük bir ruhsatsız tabanca almak istediğini söylediği, 11.02.2016 günü sanık …’ın mağduru telefonla arayarak “Dayı, ben …’in ordayım, sana tabanca ayarladım gel görüşelim” demesi üzerine saat 19.00 sıralarında mağdurun, otomobiliyle sanıkların yanına gittiği, sanık …’ın “Sana emaneti ayarladım, hadi gidip emaneti alalım” diyerek mağdurun aracına bindiği, arkadan da sanık …’in başka bir araçla mağduru takip ettiği, saat:19.30 sıralarında … Endüstri Meslek Lisesi yanına geldiklerinde sanık …’ın “Dayı parayı ver emaneti getireyim” dediği, mağdurun “Önce emaneti getir, ben parayı sonra sana veririm” şeklindeki cevabı üzerine sanık …’ın kabul etmeyerek “Parayı ver, adam parayı görmezse tabancayı vermez” dediği, mağdurun da “Önce tabancayı göreyim, sonra parayı veririm” demesi üzerine sanık …’in gelerek mağdurun aracına binip şoför koltuğunun arkasındaki koltuğa oturduğu, sanık …’ın da araçtan inerek şoför mahalli kapısına geldiği, sanık …’in arkadan uzanarak koltuk arasından mağdurun sağ elini geriye çekip bacağının arasına aldığı, sol eliyle de mağdurun gömleğinin üst cebinde bulunan 280,00 TL parasını aldığı, mağdurun “Ne yapıyorsunuz, biz arkadaş değil miydik, ayıp değil mi yaptığınız” demesi üzerine sanık …’ın; “Bu iş başka dayı, bu paranın 80,00 lirası ile yemek yiyeceğiz, 200,00 lirası ise kaporo, kalan 1.800,00 lirayı sen getirirsin, ben sana tabancayı sabah getiririm, sen geri kalan parayı getirirsin” dediği, 12.02.2016 günü öğle saatlerinde sanık …’in mağdurun yanına gelip “Abim … emaneti yakalattı, şu an mahkemede, çıkarmaya çalışıyoruz” diyerek ayrıldığı, aynı gün saat 16.30 sıralarında ise bu kez sanık …’ın mağdurun yanına gelip “Senin tabancayı yakalattım, savcı bana 5.800,00 lira ceza kesti, bu cezayı sen ödeyeceksin, tabancanın 2.000,00 lira parası ile 7.600,00 lirayı ödeyeceksin” dediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine “Ben bu parayı senden almasını bilirim, benim emniyette tanıdığım var, bana bir şey olmaz, ben oradan çıkar yine senden bu parayı alırım” dediği, mağdurun “Alabiliyorsan al” demesi üzerine sanığın oradan ayrıldığı, daha sonra ise sanık …’ın birden çok kez mağduru telefonla arayıp para istediği, sanık …’in de mağdurdan mesaj yoluyla para istediği ve vermezse mağdura …’yı dar edeceğini belirterek tehditte bulundukları olayda; sanıkların kastını sözde silah parası almaya özgülediklerinin ve eylemlerinin bütün halinde tamamlanmış tek yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, ”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/289 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c, 168/3-2, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanık ile müştekinin arkadaş olduğuna, müştekinin tüm ifadelerinin çelişkili olduğuna, müştekinin suç tarihinden uzun zaman geçtikten ve makul süre aşıldıktan sonra asılsız iddialar ile suç duyurusunda bulunmasında hukuki isabet bulunmadığına, sanık lehine indirim yapılması gerektiğine,
B. Sanık …’ün Temyiz Sebepleri;
Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, lehine bozulması gerektiğine, müştekinin yakın akrabalık bağı söyleminin adil yargılanma kapsamında araştırılması gerektiğine,
Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun olay öncesinden tanıdığı sanık … ile sohbet ederken yaylada küçük bir evi olduğunu, bulabilirse küçük bir ruhsatsız tabanca almak istediğini söylediği, 11.02.2016 günü sanık …’ın mağduru telefonla arayarak “Dayı, ben …’in ordayım, sana tabanca ayarladım gel görüşelim” demesi üzerine saat 19.00 sıralarında mağdurun, otomobiliyle sanıkların yanına gittiği, sanık …’ın “Sana emaneti ayarladım, hadi gidip emaneti alalım” diyerek mağdurun aracına bindiği, arkadan da sanık …’in başka bir araçla mağduru takip ettiği, saat:19.30 sıralarında … Endüstri Meslek Lisesi yanına geldiklerinde sanık …’ın “Dayı parayı ver emaneti getireyim” dediği, mağdurun “Önce emaneti getir, ben parayı sonra sana veririm” şeklindeki cevabı üzerine sanık …’ın kabul etmeyerek “Parayı ver, adam parayı görmezse tabancayı vermez” dediği, mağdurun da “Önce tabancayı göreyim, sonra parayı veririm” demesi üzerine sanık …’in gelerek mağdurun aracına binip şoför koltuğunun arkasındaki koltuğa oturduğu, sanık …’ın da araçtan inerek şoför mahalli kapısına geldiği, sanık …’in arkadan uzanarak koltuk arasından mağdurun sağ elini geriye çekip bacağının arasına aldığı, sol eliyle de mağdurun gömleğinin üst cebinde bulunan 280,00 TL parasını aldığı, mağdurun “Ne yapıyorsunuz, biz arkadaş değil miydik, ayıp değil mi yaptığınız” demesi üzerine sanık …’ın; “Bu iş başka dayı, bu paranın 80,00 lirası ile yemek yiyeceğiz, 200,00 lirası ise kaporo, kalan 1.800,00 lirayı sen getirirsin, ben sana tabancayı sabah getiririm, sen geri kalan parayı getirirsin” dediği, 12.02.2016 günü öğle saatlerinde sanık …’in mağdurun yanına gelip “Abim … emaneti yakalattı, şu an mahkemede, çıkarmaya çalışıyoruz” diyerek ayrıldığı, aynı gün saat 16.30 sıralarında ise bu kez sanık …’ın mağdurun yanına gelip “Senin tabancayı yakalattım, savcı bana 5.800,00 lira ceza kesti, bu cezayı sen ödeyeceksin, tabancanın 2.000,00 lira parası ile 7.600,00 lirayı ödeyeceksin” dediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine “Ben bu parayı senden almasını bilirim, benim emniyette tanıdığım var, bana bir şey olmaz, ben oradan çıkar yine senden bu parayı alırım” dediği, mağdurun “Alabiliyorsan al” demesi üzerine sanığın oradan ayrıldığı, daha sonra ise sanık …’ın birden çok kez mağduru telefonla arayıp para istediği, sanık …’in de mağdurdan mesaj yoluyla para istediği ve vermezse mağdura …’yı dar edeceğini belirterek tehditte bulundukları, anlaşılmıştır.

2. Mağdurun zararının, “Yapılan ilk yargılama esnasında ilk duruşma sonrasında karşılandığı”, mağdurun 04.03.2021 tarihli celsedeki beyanı ile sabittir.

3. Sanık …’ın kullanmış olduğu cep telefonu numarasından mağdurun kullandığı cep telefonu numarasına, sanık …’in gönderdiği tehditle para istenmesine dair mesaj içeriğini gösterir 22.02.2016 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık …’in aşamalardaki savunmalarında, “arabadan inmeden önce müşteki cebinden çıkartıp 280,00 TL para verdi, bunun 200,00 TL’sini tabancanın kaporası olarak verdiğini, 80,00 TL’sini de arabanın mazot gideri olarak verdiğini söyledi, ertesi gün müştekiyi aradım, ancak telefona cevap vermedi, bunun üzerine tabancayı yakalattığımı, 5.800,00 TL ceza yediğimi söyleyerek tabanca parası ile birlikte bu parayı da ödemesini isteyen mesaj gönderdim, gerçekte tabancayı yakalatmam ve ceza almam sözkonusu değildi,” şeklindeki ifadeleri ile tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

5. Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanında, olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı, kovuşturma aşamasındaki beyanlarında, “280,00 TL parayı kendi rızamla verdim, olaydan sanıkların da mağdur olduğunu görüyorum” şeklinde, sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik anlatımda bulunduğu belirlenmiştir.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiğini belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … ile Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
A. Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu mesaj içeriğini gösterir tutanak, sanık …’in tevil yollu ifadesi ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanıklar ile müştekinin arkadaş olduğuna, müştekinin tüm ifadelerinin çelişkili olduğuna, müştekinin yakın akrabalık bağı söyleminin adil yargılanma kapsamında araştırılması gerektiğine, müştekinin suç tarihinden uzun zaman geçtikten ve makul süre aşıldıktan sonra asılsız iddialar ile suç duyurusunda bulunmasında hukuki isabet bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanıkların lehine olacak şekilde 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri ile aynı sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hükmünün uygulandığı;
Seçenek yaptırımlar yönünden ise; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanıklar hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ile sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/289 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararında sanık … ile sanık … ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ile sanık … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.