Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23468 E. 2023/117 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23468
KARAR NO : 2023/117
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Batı Cumhuriyet Başsavcılığının sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki 17.03.2015 ve 23.03.2015 tarihli iddianameleriyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile cezalandırılmaları istemleriyle kamu davası açılmıştır.

2. Dosyalarının ilk derece mahkemesinin incelemeye konu dava dosyasında birleştirilmesine karar verilerek, … Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli, 2015/91 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık …’un 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrasıyla, 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuk …’in ise 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrasıyla 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3. Söz konusu hükmün sanık ve suça sürüklenen çocuğun müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli, 2017/1987 Esas, 2020/578 Karar sayılı ilamı ile,
“… Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıkların, mağdur …’ı şahsına zarar vermeksizin serbest bıraktığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK’nın 110 uncu maddesinin uygulama olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 2-) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin kısa kararda TCK’nın 62 inci maddesi gereğince 1/6 indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası tayin edildiği belirtildiği halde, gerekçeli kararda bu suça ilişkin TCK’nın 62 inci maddesinin uygulanmasına yer verilmeyerek infazda çelişkiye neden olunması, 3-) Suça sürüklenen çocuk … hakkında özgürlüğü kısıtlama suçundan tayin edilen ceza miktarı TCK’nın 62/1 inci maddesi ile 1/6 oranında indirilirken, tayin edilen hapis cezasının 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası olarak yazılması, 4-) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile ortaya çıkan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu .. 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2020 tarihli, 2020/93 Esas, 2020/238 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık …’un 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrasıyla ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuk …’in ise 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrasıyla belirlenen 8 ay 26 gün hapis cezasının, aynı Yasa’nın 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince neticeten 5.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebebi,
“Suç işleme kastının bulunmadığına, mağdura şaka yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına”
2. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz sebebi,
“Olayın şaka mahiyetli olduğu ve suç işleme kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun suça karışmadığına ve sanığa yardım etmediğine”
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun suç tarihinde saat 11.00 sıralarında yolda karşılaştığı sanık …’un mağdurun ensesine bir … atarak “tanımadın mı lan senin ile langırt oynamıştık” dediği, mağdurun sanıktan uzaklaşmak için yolun karşısına geçmek istediği sırada peşinden gelen sanığın koluna girerek kendisi ile gelmesini istediği, gitmek istemeyen mağdurun koluna girerek parka götürdüğü, mağdurun tekrar gitmeye çalıştığında sanığın bıçak gösterip “kaçarsan sokarım, deşerim” şeklinde tehdit ettiği parkta yarım saat kadar kaldıkları, daha sonra sanığın çağırdığı suça sürüklenen çocuk …’in de yanlarına geldiği, suça sürüklenen çocuğun mağdurdan sigara istediği mağdurun “sigaram yok” demesi üzerine, sanığın mağdurun üstünü arayıp cep telefonu, sigara paketi ve çakmağını aldıktan sonra içinden bir tane sigara çıkarıp sigara paketini ile çakmağı mağdura geri verdikleri akabinde de mağdurun cep telefonunu alarak sanık ile suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçtıkları ve birlikte mağdura ait cep telefonunu tanık R.A.’a sattıkları anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından yakalanan sanığın üzerinde ele geçen bıçağın mağdur tarafından teşhis edildiği görülmüştür.

3. Sanık …’un cep telefonunu sattığı kişiyi göstermesi üzerine ele geçirilen cep telefonunun mağdura iadesinin sağlandığı görülmüştür.

4. Sanık …’un aşamalarda alınan ifadelerinde mağdurdan cep telefonunu müzik dinlemek için istediğini rızasıyla verdikten sonra her hangi bir neden yokken şerefsiz diye küfür etmesi üzerine şaka yapmak amacıyla telefonunu vermiyorum dediğini, mağdurun küserek gittiğini ve yanlarında kimse olmadığını, …’in daha sonra geldiğini, suça konu bıçağı olaydan çok önce hediye ettiğini, olay günü pırasa ayıklamak için …’den geri aldığını savunarak üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.

5. Suça sürüklenen çocuğun ise soruşturma aşamasında, “olay günü … beni borcunu ödemek için çağırdı gittiğimde yanımda bir çocuk vardı, çocuk kalkıp gitmek istedi … otur dedi. Ben …’un elinde bıçak görmedim. Ben …’un telefonu aldığını görmedim. … bana para vermeyince ben kalkıp internet kafeye gittim, çocuk ile … parkta kaldı, üzerimde hiçbir bıçak yoktu …’a hiçbir şekilde bıçak vermedim” şeklinde 30.07.2015 tarihli duruşmada alınan ifadesinde ise, mağdurun küfür etmesi üzerine sanık …’un cep telefonunun zorla çekip aldığını, sanığın üzerinde portakal kesmeye yarayan bıçak olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmediği görülmüştür.

6. Tanık R.A.’nın ise aşamalardaki ifadelerinde olay günü internet kafede karşılaştığı sanığın kendisine cep telefonunun satarken yanında suça sürüklenen çocuğunda olduğunu beyan ettiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiilerinin Beraate İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalarda istikrarlı ve kararlı anlatımlarının, sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki tevil yollu ikrarları ve tanık R.A.’nın beyanları ile doğrulandığı, sanığın üst aramasında ele geçen bıçağın mağdur tarafından teşhis edildiği, mağduru bıçak tehdidi ile parkta yanlarında tutan ve mağdurdan yağmaladıkları bir tane sigara ve cep telefonuyla olay yerinden kaçan ve cep telefonunu satarken birlikte hareket eden sanık ve suça sürüklenen çocuğun, aşamalardaki çelişkili ve hayatın olağan akışına uymayan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu dikkate alındığında, atılı suçu işlediklerinin sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozmaya uyulduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2020/93 Esas, 2020/238 Karar sayılı kararında sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.