YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23554
KARAR NO : 2023/9004
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2017 tarihli ve 2017/451 No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1(c,h), 35, 31/3 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemli kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/350 Esas, 2018/75 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1 (c ve h), 31/3, 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/1321 Esas, 2018/1265 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.10.2021 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suç vasfında hataya düşüldüğüne,
2. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
İlişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde birlikte şikâyetçinin cep telefonunu almaya karar veren suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın yanlarında kimliği tespit edilemeyen iki şahıs daha olduğu halde şikâyetçinin etrafını sarıp kavga ediyormuş gibi yaparak bu sırada şikâyetçiyi sıkıştırdıkları, suça sürüklenen çocuk …’un şikâyetçiyi zorla iterek sol ön cebine elini sokup cep telefonunu almaya çalıştığı ancak telefonunun alındığını fark eden şikayetçinin suça sürüklenen çocuğun elini cebinden çekmeye çalıştığı, şikâyetçinin etrafını saran ve kendisini tutan diğer suça sürüklenen çocuk ve yanındakilerin buna izin vermedikleri suça sürüklenen çocuk …’in şikâyetçinin cep telefonunu, zorla çekip aldığı, olay yerine takriben bir metreden az mesafede bulunan polis memuru tarafından olayın net bir şekilde görüldüğü, polis memurunun ”dur polis” şeklindeki ihtarı ve olay yerine yaklaşık 2-3 metre mesafede bulunan polis ekibine ”telefon çaldı” diye seslenmesi üzerine suça sürüklenen çocukların olay yerinden uzaklaşamadan görevli kolluk personelince yakalandıkları, bu esnada suça sürüklenen …’in elinde bulunan telefonu yere attığını gören polis memurlarınca suça konu cep telefonunun yerden alındığı, olay yerinde bulunan şikâyetçinin ise telefonun kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Olaya tanıklık eden polis memuru ile birlikte diğer kolluk görevlilerince düzenlenmiş olan 22.11.2017 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
3. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan, 22.11.2017 tarihli tutanağı doğrular nitelikteki beyanı, dosya içerisinde mevcuttur.
4. Kovuşturma aşamasında dinlenen polis memuru tanık H.K.’nın anlatımı dosyada yer almaktadır.
5. Suça sürüklenen çocuklar soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan savunmalarında özetle; hırsızlığa teşebbüs suçlamasını kabul ettiklerini ancak yağmaya teşebbüs suçlamasını kabul etmediklerini, şikâyetçiye zor kullanmadıklarını ifade etmişlerdir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Suç Vasfında Hataya Düşüldüğüne Yönelik;
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; suça sürüklenen çocuklar ve kimliği tespit edilmeyen iki şahsın birlikte yolda yürümekte olan şikayetçinin etrafını sarıp onu araya aldıkları, suça sürüklenen çocuk …’un şikayetçiyi iterek sol ön cebine elini sokup cep telefonunu almaya çalıştığı ancak telefonunun alındığını fark eden şikayetçinin suça sürüklenen çocuğun elini cebinden çekmeye çalıştığı, şikayetçinin etrafını saran ve kendisini tutan diğer suça sürüklenen çocuk … ve yanındakilerin buna izin vermedikleri şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda; suça sürüklenen çocukların iştirak halinde zor kullanarak şikayetçinin cep telefonunu aldıklarının şikayetçinin soruşturma aşamasındaki beyanı ve bunu destekleyen 22.11.2017 tarihli tutanak içeriği ile sabit olduğu anlaşılmakla eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik;
Şikâyetçinin beyanı, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki savunması ve 22.11.2017 tarihli tutanak karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen suça sürüklenen çocuğun eyleminin yağma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik;
5237 sayılı Yasa’nın 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocukların şikâyetçiye ait telefonu yağmaladıklarını gören kolluk personelince olay yerinden uzaklaşamadan yakalandıkları esnada suça sürüklenen çocuk …’in elinde bulunan telefonu yere attığının anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık hükmünün koşullarının bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin ve Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kaldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
22.11.2017 tarihli tutanak içeriğine göre; suça sürüklenen çocukların yağmaladıkları şikâyetçiye ait telefon ile birlikte olay yerinden uzaklaşamadan görevli kolluk ekibince yakalandıkları anlaşılmakla suça konu cep telefonu suça sürüklenen çocukların hakimiyet alanına girmediğinden suça sürüklenen çocuklar hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerekirken tamamlanmış suçtan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/1321 Esas, 2018/1265 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.