Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23573 E. 2023/8704 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23573
KARAR NO : 2023/8704
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/5882 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 168/3, 63, 58/6-7 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/400 Esas, 2017/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-h, 168/3, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/3035 Esas, 2018/277 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın beraatine, aksi takdirde lehe olan hükümlerin ve iyi hal indiriminin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Olayda silah kullanılmadığına ve suçu başkasının işlemesi nedeniyle birden fazla kişinin bulunmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 20.30-21.00 sıralarında, yanına aldığı pitbull cinsi köpeğiyle küçük çocuklar için tiyatro broşürü dağıtan 16 yaşındaki mağdur …’in … Adliyesi’nin arka tarafında bulunan merdivenleri çıkarken sanık … ile kimliği tespit edilemeyen bir erkek şahısla karşılaştığı, sanık …’ın, mağduru yanına çağırarak kendisinin de köpek beslediğini söylediği, mağdurun sanığın yanına gitmemesi üzerine meçhul şüphelinin mağdurun yanına geldiği ve mağduru ensesinden tutup elindeki köpek tasmasının bağlı olduğu ipi çekmeye başladığı, mağdurun direndiği, ancak meçhul şüphelinin mağdurun ensesine vurması sonucu köpeğin ipini mağdurdan aldığı ve köpeği sanık …’ın yanına götürdüğü, mağdurun sanığın yanına gelerek köpeğini geri istediği ancak sanığın köpeği vermediği ve mağdurun ensesine vurarak yere yatırdığı, mağdurun köpeğini tekrar istemesi üzerine sanığın ele geçirilemeyen silahtan sayılan tabancayı mağdura gösterdiği, meçhul şüphelinin de mağdura bıçak göstererek oradan gitmesini söylediği, sanığın mağdura hitaben, “Köpek karşılığında sana telefon vereyim, köpek benim olsun” şeklinde teklifte bulunduğu, ancak mağdurun bunu kabul etmediği, mağdurun sanıktan ve yanındaki meçhul şüpheliden korkması ve köpeğini geri alamayacağını anlaması üzerine yanlarından ayrılıp gittiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın suça konu köpeği, evlerinin bahçesindeki kulübede muhafaza etmesi için arkadaşı A.E.K’ye bıraktığı, olayın ertesi günü polisin sanığı telefonla araması üzerine sanığın polis merkezine gelerek teslim olduğu, suça konu köpeği iade edebileceğini söyleyerek arkadaşı A.E.K.’yi telefonla araması üzerine aynı gün köpeğin getirilerek mağdurun babası …’e teslim edildiği, köpeğin değerinin yaklaşık 1.500,00 TL – 2.000,00 TL arasında olduğuna ilişkin 13.03.2017 tarihli teşhis teslim ve değer tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

3. Mağdurun olay nedeniyle sağ elinde ekimoz bulunduğu ve bu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğuna ilişkin 12.03.2017 tarihli adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

4. Mağdurun aşamalarda yukarıdaki olay anlatımı yönünde beyanda bulunarak sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, teşhise ilişkin kolluk tarafından tanzim olunan 13.03.2017 tarihli ifadeli canlı teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde, “mağdur ile olay saatinde köpek muhabbeti yaptıklarını, köpeği zor kullanarak ve tehdit ederek mağdurdan almadığını, mağdurun broşür dağıtacağım deyip köpeği kendisine bırakarak yanlarından ayrılıp gittiğini bir daha da geri dönmediğini, bunun üzerine kendisinin, köpeği yanındaki ismini bilmediği arkadaşı meçhul şüpheliye bıraktığını”, belirterek tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Tanık A.E.K. anlatımında, “Sanığın olaydan bir gün sonra gece saat 21.30 sıralarında telefonla arayarak, kendisine ait bir köpeği emaneten bırakmak istediğini söyleyip yarım saat kadar sonra da köpeği getirerek kendisine teslim ettiğini, köpeğin kime ait olduğunu sorduğunda sanığın köpeğin kendisinin olduğunu söylediğini” belirtmiştir.

7. Mağduru …, müştekisi … olan ve birden fazla kişi tarafından silahla yağma suçundan şüphelisi faili meçhul olan soruşturma evrakının tefrikine ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2017 tarihli ve 2017/5882 soruşturma, 2017/619 Karar sayılı ayırma kararı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından, yaşı küçük mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında 5271 sayılı Kanun’un 236/3. maddesi uyarınca psikoloji, psikiyatri, tıp ve eğitim alanında uzman bir bilirkişinin hazır bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi telafisi mümkün bulunmadığından yeniden yargılama konusu yapılmadığı eleştirileri dışında, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.02.2018 tarihli kararında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad ve soyadlarının gösterilmemesi 5271 sayılı Kanun’un 232/2-b maddesindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.

A. Mağdurun beyanı, sanığın savunması, tanık anlatımı ile dosya içerisinde mevcut adli rapor, tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanığın eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanığın beraatine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suçun işlenmesi sırasında sanığın yanında dosyası tefrik edilen meçhul bir şüphelinin bulunduğu, olay esnasında sanığın mağdura silah gösterdiği anlaşılmakla hükümde, olayda silah kullanılmadığına ve suçu başkasının işlemesi nedeniyle birden fazla kişinin bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. İlk derece mahkemesi sanık hakkında takdiri indirim konusunda “Sanığın suç işleme geçmişi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesini uygulamamıştır. Mahkemenin gerekçesine esas aldığı sanığın suça eğilimini gösterir adli sicil kaydında yer alan başkaca mahkumiyet ilâmları dosya arasında yer almaktadır. Bu nedenle hükümde, iyi hal indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olması ve sanığın tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/3035 Esas, 2018/277 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, istinaf mahkemesince yapılan eleştiri dışında, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.