Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23668 E. 2023/9847 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23668
KARAR NO : 2023/9847
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2015 tarihli ve 2015/176 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve h) bentleri, 35 inci maddesi, (2 kez), 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2017 tarihli ve 2015/287 Esas, 2017/130 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçlarından beraatine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2017/1671 Esas, 2018/439 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi;
1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerktiğine, ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi;
1. Üst hadden ceza verilmesi gerektiğine,
2. Katılan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu … İnşaat Elektrik Gıda Taahhüt San. Ltd. Şti’de bir süre işçi olarak çalıştığı; ancak suç tarihinden önce işten ayrıldığı; mağdurlar … ve …’ın suç tarihinde sanığın kendisini evine bırakmalarını istemesi üzerine saat 00.00 sıralarında sanığı 44 .. … plakalı araca aldıkları; sanık ile birlikte … Mah. … Sokak üzerine geldikleri sırada sanığın siyah renkli tabancayı mağdurların kafalarına dayayarak “aracı bırakıp gidin” dediği; mağdurların aracı bırakmak istemedikleri bunun üzerine aralarında arbede yaşandığı; aracı alamayacağını anlayan sanığın araçtan aşağıya indiği; oradan geçmekte olan yine aynı şirkete ait mağdur …’in sürücülüğünü yaptığı 44 .. … plakalı aracı yol üzerinde durdurduğu, mağdurun araçtan indiği, sanığın elinde silah olduğu halde araca bindiği; mağdur …’in, aracın kapısından tutup açmaya çalıştığı esnada sanığın sanığın araçla birlikte hızla olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında nitelikli yağma suçlarından Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgileri gösterilen beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

2. Sanıkla aralarında her hangi bir husumet bulunmayan mağdurlar …, …, …’ın aşamalardaki beyanlarının birbiri ile uyumlu ve iddiayı doğrular mahiyette olduğu görülmüştür.
3. Nitelikli yağma suçuna konu şirkete ait 44 .. … plakalı araç 10.10.2015 günü Akbulak caddesinde 125 nolu ikametin ortalama 120 metre önünde ve aşağısında dere içerisinde kayalık alana çarparak durmuş, sol yana yatar vaziyette, hasarlı ve terk edilmiş halde bulunduğuna dair 10.10.2015 tarihli ihbar ve araştırma tutanağı ve olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde mevcuttur.

4. Katılanın malen sorumlusu olduğu şirketçe, sanığa 10.11.2015 tarihinde 1.838,62 TL tutarında ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı dosyada mevcut banka dekontundan anlaşılmıştır.

5. Sanık savunmasında; olay günü mağdurların araç ile kendisini evine bıraktığını, sonra gittiklerini, mağdurlara yönelik hiç bir eylemi olmadığını söyleyerek suçlamayı kabul etmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstinaf mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu sanığın eyleminin subuta erdiği kabul edilerek ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik;
Mağdurların aşamalardaki istikrarlı beyanları, ihbar ve araştırma tutanağı karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine yönelik;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı
tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuki ilişki bulunmalı, bunun da kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun kurulmuş olması değil, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Alacağın tahsili amacıyla gerçekleşen yağma eylemindeki alacak ile orantılı olması da gerekir.

Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanığın 1,838,62 TL tutarındaki kıdem tazminatı alacağına karşılık zapt ettiği aracın değeri gözetildiğinde arada açık bir nispetsizlik ve aşkın bir talep olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasını uygulamayan istinaf mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Üst hadden ceza verilmesi gerektiğine yönelik;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen suçların işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen ceza usule ve kanuna uygun olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunamamıştır.

2. Katılan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafının (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2017/1671 Esas, 2018/439 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün mahsus yerine; “katılan lehine 1.090,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.