YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23702
KARAR NO : 2023/10023
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2015 tarihli ve 2015/3884 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında katılan … Akar’a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 11 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2015 tarihli ve 2015/6102 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 11 inci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davalarının … Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/291 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aralarındaki bağlantı uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/265 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2017 tarihli ve 2015/265 Esas, 2017/164 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), ve (h) bendleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına
karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2017/1788 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu sonucunda;
“…… Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2017 tarih, 2015/265 Esas ve 2017/164 Karar sayılı ilamındaki sanıklar …, … ve …’ın yağma suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-) a-Sanıklar …, … ve …’ın birden fazla kişi tarafından birlikte yağma suçunu işledikleri usulen sabit sayılmakla; suçun işleniş biçimi, faillerin güttüğü amaç ve saik gözetilerek takdiren alt sınırdan temel ceza tayini gerektiği benimsenmekle sanıkların eylemlerine uyan TCK.nun 149/1-c maddesi gereğince takdiren 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Yağma suçunun işlenmesiyle oluşan zararın soruşturma aşamasında aynen geri verme suretiyle giderildiği anlaşılmakla, sanıkların cezalarında TCK’nun 168/1-3 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanıkların 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına,
Sanıkların yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile cezanın gelecekleri üzerindeki olası olumsuz etkileri lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden cezalarında TCK’nun 62/1.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMALARINA,
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 maddesinin tatbikine,
b-Sanık …’in adli sicil kaydında yer alan Kumru Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/150 Esas ve 2013/102 Karar sayılı; sanık …’nın da adli sicil kaydında yer alan Kumru Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/23 Esas ve 2010/146 Karar sayılı ilamlarında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili olarak CMK’nın 231/11.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde mahkemelerine ihbarda bulunulmasına,
c-Adli emanetin 2015/431 sırasında kayıtlı senet aslının dosyada delil olarak saklanmasına,
D-sanıkların yargılanmaları ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince yapılan 30 davetiye gideri 305 TL, 8 müzekkere gideri 43,05 TL olmak üzere toplam 348, 05 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Sanıkların istinaf talepleri haklı görülmekle dairemizce yapılan yargılamada sanıklar aleyhine yargılama giderine HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA
E- Katılan … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.960,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsili ile katılan …’a verilmesine,” şeklinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Lehe bir zarar tazmini söz konusu olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına dair … bulunmadığına,
B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen hapis cezasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Müvekkillerin 2015 yılı Ağustos ayında katılan … ile Libya’ya aylık 2.000,00 dolar maaş almak ve 6 ay çalışmak üzere gitmiş olduklarına, darp ve cebir suretiyle senet alındığına dair katılanın soyut beyanı dışında başka bir delil bulunmadığına,
3. Katılanın ruhen ve bedenen kendini müvekkillere karşı koruyamayacak bir özrü de olmadığı hususu nazara alındığında katılandan zorla senet alındığı iddiasının hayatın olağan akışına ters düşmekte olduğuna,
4. Dosya kapsamında bulunan 23 Temmuz Perşembe tarihli ajanda sayfasına yazılı bu beyandan anlaşılması gereken hususun taraflar kendi aralarında karşılıklı olarak rızaları dâhilinde yazılı bir hukuki ilişkiye girmiş oldukları ve …’ın 150.000,00 TL’lik teminat senedini vermiş bunun karşılığında da sanık …’ın …’dan alacağını aldığı takdirde verilen senedin hükümsüz olduğuna dair yazılı belgeyi katılana vermiş olduğuna, tamamen hukuki mahiyette olan bu olayın katılan tarafından borçtan kurtulmak maksadıyla adliyenin de araya sokulması suretiyle bu aşamaya gelmiş olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile sanık …’in arkadaş oldukları, 2015 yılı Ağustos ayında … isimli şahsın …’ı arayarak Libya Ülkesinde çalışmak üzere işçi ayarlamasını söylediği, bunun üzerine katılan …’nın arkadaşı olan sanık …’ı arayarak durumu anlattığı, sanık …’ın Libya’da çalışma teklifini kabul ettiği, tanıdıkları olan diğer sanıklar … ve …’ı da yanına alarak müdahiller … ve … ile birlikte 2015 yılı Ağustos ayı başında Libya Ülkesi Seba Şehrine gittikleri, burada çalıştıkları esnada Seba şehrinde iç karışıklık ve çatışmaların meydana geldiği, can güvenliklerinin tehlikeye düşmesi üzerine katılanlar … ve … ile tanık M.K.’nin Türkiye’ye dönmek istedikleri ancak sanıkların kendilerini Libya’ya müdahil Mustafa’nın getirdiğini, onları bırakıp gidemeyeceği gerekçesiyle karşı çıktıkları, bu sebeple aralarında tartışmaların yaşandığı, bu tartışmalar esnasında sanıkların birlikte katılan …’ı darp ettikleri, katılanların ısrarla gitmek istemesi üzerine fikir ve fiil birliği dahilinde müşterek fail olarak birlikte hareket sanıkların katılanların pasaportlarına el koyarak, kendilerine senet vermemeleri halinde pasaportlarını vermeyecekleri yönünde tehditte bulundukları ve katılanlara karşı cebir ve tehdit kullanarak … Adlî Emanetinin 2015/431 sırasında kayıtlı 150.000,00 TL bedelli tek bir senedi cebir ve tehdit kullanarak katılan …’a imzalattıkları, bilahare mezkûr senede müdahil …’ı zorla kefil olarak imzalattıkları, katılan …’ın borçlu olarak ve katılan …’ı kefil olarak senedi imzaladıktan sonra sanıklardan pasaportlarını alarak Türkiye’ye döndüğü, anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanıkların savunmalarında üzerlerine atılı suçu inkar etmiş oldukları anlaşılmıştır.
3. Katılanların aşamalarda oluşa uygun beyanda bulundukları belirlenmiştir.
4. Tanık M.K.’nın katılanlar beyanları ile örtüşen oluşa uygun beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Tanıklar Ş.E., O.T. ve M.F.’nin olaya ilişkin doğrudan görgüsü olmadığına dair beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.
6. … Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli suça konu senedin teslim alındığına dair tutanak ile bahsedilen senede ait adli emanet makbuzunun dosya içerisinde bulunduğu belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yağma suçunun konusunun katılanlardan alınan 150.000,00 TL tutarında senet olduğu, sanık …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında “senedin halen ağabeyi …’un avukatında olduğunu” beyan etmesi üzerine senedin 22.10.2015 tarihinde Avukat …’nun yanında görev yapan stajyer avukat … tarafından Cumhuriyet Savcılığına teslim edildiği, bu itibarla senedin soruşturma aşamasında rızaen iade edildiğinin kabulü gerektiği, diğer sanıkların da senedin iadesine karşı duruşlarının bulunmadığından tüm sanıklar yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğundan istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılması suretiyle yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine dair kararlar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suçların Sanıklar Tarafından İşlenmediği ve Suç Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Katılanların birbirleri ve tanık M.K. beyanı ile örtüşen, tutarlı ve oluşa uygun beyanları, katılanların Türkiye’ye döndüklerinde kısa bir süre içerisinde Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunmuş olmaları, katılanlar ve tanık M.K. beyanları ile örtüşen suça konu senedin adli emanete alınmış olması ve ayrıca bahsedilen senedin hukuki sebebine ilişkin sanıkların hayatın olağan akışına uygun düşmeyen, suçtan kurtulmaya yönelik, kaçamaklı savunmaları hep birlikte gözetildiğinde olay ve olgular bölümünde ayrıntıları belirtilen suça konu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiği ile suça konu senedin birden fazla kişi ile birlikte cebir ve tehdit kullanmak suretiyle zorla alınması dikkate alındığında suç vasfının nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna dair kabul içeren hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Yönünden
Sanıkların eylemlerine uyan nitelikli yağma suçu konusunun katılanlardan zorla alınan adli emanete kayıtlı senet olması ve bahse konu senedinde … Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2015 tarihli suça konu senedin teslim alındığına dair tutanak içeriğinden de anlaşılacağı üzere soruşturma aşamasında … ile iade edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında sanıklar hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair kabul içeren hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama giderleri Yönünden
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 326 maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 3 numaralı bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2017/1788 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümlerin yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümlerinden “Sanıklardan eşit oranda” kelimelerinin çıkartılarak, yerlerine “Sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.