Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23781 E. 2023/9666 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23781
KARAR NO : 2023/9666
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/7343 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin (a) ve (c) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca, sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2017/306 Esas, 2018/116 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2018/844 Esas, 2018/810 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun, “Davaya katılması yönünde herhangibir karar verilmediği anlaşılan, istinaf incelemesi talebinde bulunan Müşteki … vekilinin dosyada vekaletnamesinin bulunması ve ilk derece mahkemesindeki sözlü ve yazılı talepleri ile sanıkların cezalandırılması yönündeki iradelerini açıkça beyan etmiş olması, ilk derece mahkemesinde beyanları alınmayan müştekinin de soruşturma safhasındaki beyanlarında sanıklardan şikayetçi olduğunu açıkça ifade etmiş olması karşısında, Müşteki …’ın davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek” 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık …’in beyanında geçen F.O.’nun tanık olarak dinlenmesi gerektiğine,
2. Müştekinin mahkemede dinlenmesi gerektiğine,
3. Olay yerinde kameraların tespiti için keşif yapılması gerektiğine,
4. Sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın olay günü … ve …’ün aracına doğru geldiklerini, …’ın şoför mahallin kapısını açarak siyah saplı bıçakla yanına binip sür dediğini, cep telefonunu aldığını, korkudan inip kaçtığını yoldaki gençlerden yardım istediğini, koşarken yere düşüp yaralandığını, kendisini gasp eden şahıslardan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, sanıkların savunmalarında suçlamayı kabul etmedikleri, sanık …’ın savunmasında katılanı daha önceden …’te 3-4 yıldır tanıdığını, aralarında herhangi bir husumet olmadığını, katılanın kendisine elden vermiş olduğu 300.000,00 TL borcunun olduğunu, Silifke de karşılaştıklarını ve tesadüfen gördüğünü, katılanın kendisini görmesi üzerine kaçmaya başladığını, hatta kaçarken bir iki defa düştüğünü, telefonu bir şahsın getirip kendisine verdiğini ve polise teslim ettiğini beyan ettiği, dosya kapsamında telefonun teslim edildiğinde ekran camının ve kasanın arka kapağının kırık olduğunun tespit edildiği, dinlenen tutanak tanıklarının da benzer şekilde sanıkların katılanın alacaklı olduğunu, bundan dolayı tartıştıklarını ancak kavga etmediklerini ve tartışma sonrasında katılanın kaçtığı yönünde beyanda bulundukları hususunda tutanak tuttukları ve tanıkların da bu tutanağı doğruladığı, bu itibarla katılanın olay sırasında kaçtığının ve kaçarken de düşüp yaralandığını beyan etmesi, sanık …’ün katılanın kaçarken cep telefonunu düşürdüğü ve bir şahsın telefonu …’a verdiği yönündeki savunması, katılanın …’li oluşu ve sanık …’ın katılanın …’li olduğunu bildiği yönündeki beyanının tutarlı oluşu, sanığın daha önceden tanıdığı bir şahsı yağmalamaya kalkışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, cep telefonunu aldığı farz edilse dahi telefonu olayın hemen akabinde kırmasının da olağan olmadığı, bu sebeple sanıkların tutarlı beyanları yerinde görülerek katılanın borçlu olması sebebiyle kaçtığı sırada yere düştüğü ve düşme sırasında telefonunu da yere düşürdüğü, bu sırada telefonun kırıldığı, orada telefonu bulan şahsın telefonu sanık …’a teslim ettiği, … ve diğerlerinin katılanın yağmaladıklarına dair katılanın soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı, objektif bir delil elde edilemediğinden, mevcut şüphe sanıklar lehine yorumlandığı, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

2. Kavga olayının ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memurları tarafından düzenlenen 23.10.2016 tarihli tutanak içeriğinde, sanıkların, … isimli şahıstan alacaklı olduğunu bundan dolayı tartıştıklarını ancak kavga etmediklerini, tartışma sonrası olay yerinden kaçtığını beyan ettikleri, olay yerinden kaçan …’ın Göksu İlköğretim Okulunun önünde yakalandığı, belirtilmiştir.
Tutanak içeriğinde telefonun bulunması ve teslimine dair bilgiye yer verilmemiştir.

3. Tutanakta imzası olan polis memurları Ş.O. ve M.G. mahkeme huzurunda dinlenmiştir.

4. 20.10.2016 tarihli görgü ve tespit tutanağında, telefonun ekran camının ve kasanın arka kapağının kırık olduğunun tespit edildiği, görülmüştür.

5. Olay yeri basit krokisi ve görgü ve tespit tutanağında olay yerini gösteren güvenlik kamerasının bulunmadığının tespit edildiği, görülmüştür.

6. Katılana ait adli muayene raporu dosya arasında mevcuttur.

7. Sanıkların üzerlerine atılı suçu kabul etmedikleri görülmüştür.

8. Mahkeme tarafından katılana yapılan tebligatın tebliğ edilemediği, zorla getirmenin yerine getirilemediği, katılanın dinlenmesi için talimat mahkemesine yazılan talimata bila ikmal cevap verildiği bu nedenle katılana kovuşturma aşamasında ulaşılamadığından dinlenemediği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. F.O.’nun Tanık Olarak Dinlenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’in mahkemede alınan savunmasında katılan ile F.O aracılığı ile tanıştığını beyan ettiği, F.O.’nun olaya dair görgüsünün olmadığı bu nedenle tanık olarak dinlenmesinin esasa etkili olmayacağı belirlendiğinden, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılanın Mahkemede Dinlenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılana kovuşturma aşamasında ulaşılamadığı için dinlenemediği, soruşturmada iddiasına ve sanık savunmalarına dair ayrıntılı beyanda bulunduğu, mahkeme huzurunda dinlenmesinin dosyaya yenilik katmayacağı belirlendiğinden, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Olay Yerinde Ki Kameraların Tespiti İçin Keşif Yapılması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Olay yeri ve görgü tespit tutanağında olay yerini gösteren kamera kaydının bulunmadığının tespit edildiği görülmekle kamera kaydı olup olmadığının tespiti için olay tarihinden itibaren geçen sürede gözetildiğinde keşif yapılmasının dosyaya yenilik katmayacağı belirlendiğinden, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanıkların Mahkumiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıkların isnat olunan suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e. maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine dair verilen kararda bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2018/844 Esas, 2018/810 Karar sayılı kararında katılan vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.