Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23791 E. 2023/8833 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23791
KARAR NO : 2023/8833
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/194 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.03.2018 tarihli ve 2017/173 Esas, 2018/114 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/1100 Esas, 2018/1109 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemlerinin sanık … yönünden esastan reddine, sanık … bakımından ise “…Sanık …’ın ilk derece mahkemesince tekerrüre esas alınan … 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/869 Esas ve 2015/360 Karar sayılı ilamının suç tarihi olan 29/10/2015 tarihinden sonra 24/11/2015 tarihinde kesinleşmiş olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan … 2.Asliye ceza Mahkemesinin 2013/92 esas 2013/416 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … hakkındaki hükmün hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “Sanığın daha önceden … 2.Asliye ceza Mahkemesinin 2013/92 esas 2013/416 karar sayılı dosyasında 6.000 TL adli para cezasına mahkum olduğu bu yeni suçun da yasal tekerrür süresinde işlendiği anlaşılmakla TCK’nın 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, ” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE…” denilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebebi;
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçun vasfının doğru tespit edilmediğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

B. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebebi;
Nitelikli yağma suçunun oluşmadığına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın kızına ait olan ve eylem sırasında kendisinin işlettiği markete gece 03.00 sularında sanıkların araçla geldiği, sanık …’ın markete girerek önceden tanıdığı katılana selam verdiği ve araca döndüğü, akabinde diğer sanık …’ın markete girerek iki adet kutu birayı alıp marketten çıktığı, katılanın biraların parasını almak için sanığın peşinden gittiği, bu sırada sanık …’ın araca bindiği, katılanın biraların parasını istemesi üzerine sanık …’ın diğer sanığa hitaben “Vur şuna iki tane” dediği ve sanık …’ın araçtan indiği ve katılanın korkarak markete döndüğü maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanları arasında çelişkilerin sorulması üzerine aradan zaman geçtiği için olayı hatırladığı şekliyle anlattığını beyan etmiş, ilk derece mahkemesi ise katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanına itibar etmiştir.

3. Katılan soruşturma aşamasında alınan beyanında sanık …’ın iki adet birayı aldığını ve araca bindiğini, aracın yanına gittiğinde sanık …’ın “Vur şuna iki tane” dediğini ve hareket ederek uzaklaştıklarını, bir kaç dakika sonra ise sanık …’ın iş yerine tekrar girerek kendisine yumruk attığını beyan ettiği görülmüştür. Kovuşturma aşamasında ise iş yerine önce sanık …’ın girdiğini ve sohbet ettiklerini, o çıktıktan sonra sanık …’ın geldiğini ve iki ya da üç bira alıp arabaya gittiğini, parasını almak için arabanın yanına gittiğinde sanık …’ın diğer sanığa hitaben “Vur şuna yoksa ben sana vuracağım” dediğini, bunun üzerine sanık …’ın araçtan inmesi üzerine korkarak iş yerine girdiğini ve kapıları kilitlediğini, müşteri gelmesi üzerine kapıyı açtığını ve arabayı sorduğunu, müşterinin araba yok demesi üzerine dışarı çıktığını ve sanık …’ın yan yolda bulunduğunu ve kendisini çağırdığını, akabinde de kendisine yumruk attığını beyan etmiştir.

4. Olayın hemen ardından alınan katılan beyanı ile sanık …’ın beyanının birbiri ile tutarlı olduğu görülmektedir. Hem katılan hem de sanık, …’ın biraları alarak araca bindiğini, akabinde uzaklaştıktan sonra tekrar dönerek markete geldiğini ve bu sırada katılana yumruk attığını beyan etmektedirler.

5. Sanık … her aşamada suçu ve vakıayı inkar etmektedir.

6. Katılana ait vakıayı doğrulayan 29.10.2015 tarihli genel adli muayene raporu dosyada yer almaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/1100 Esas, 2018/1109 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf istemleri yönünden;
“A)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 52. Asliye Ceza mahkemesinin 2002/597 Esas 2014/297 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması sebebiyle 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
A)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin diğer istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık …’ın ilk derece mahkemesince tekerrüre esas alınan … 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/869 Esas ve 2015/360 Karar sayılı ilamının suç tarihi olan 29/10/2015 tarihinden sonra 24/11/2015 tarihinde kesinleşmiş olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan … 2.Asliye ceza Mahkemesinin 2013/92 esas 2013/416 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan bu maddenin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … hakkındaki hükmün hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “Sanığın daha önceden … 2.Asliye ceza Mahkemesinin 2013/92 esas 2013/416 karar sayılı dosyasında 6.000 TL adli para cezasına mahkum olduğu bu yeni suçun da yasal tekerrür süresinde işlendiği anlaşılmakla TCK’nın 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, ” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Unsurları Hususunda
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Dosyada, katılanın biraların parasını almak için sanıkların aracının yanına gittiğinde sanık …’ın diğer sanığa hitaben sarf ettiği sözden korkarak markete girdiğini ve bu korkunun etkisi ile malı almaya çalışmadığı, henüz eylem tamamlanmadan sanık …’ın tehditi neticesinde katılanın direncinin kırıldığı anlaşıldığından eylem nitelikli yağma suçunu oluşmaktadır. Bu nedenle sanıklar müdafilerinin suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiş olup kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Alt Sınırdan Uzaklaşılması ve Takdiri İndirim Hükmü Hususunda
Sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmama gerekçesi alarak “Sanığın suç işleme ısrarından anlaşılan geçmişi ve sosyal ilişkileri nazara alınarak hakkında TCK 61 maddesinin tatbikine yer olmadığına” gerekçesinin hukuken yeterli olduğu görülmüştür. (Mahkemenin sehven 62 inci madde yerine 61 inci madde yazdığı anlaşılmaktadır.) Sanıkların eyleminin aynı anda 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin üç farklı bendindeki nitelikli hallerini oluşturduğu gözetildiğinde alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/1100 Esas, 2018/1109 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.