Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23801 E. 2023/8782 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23801
KARAR NO : 2023/8782
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/35143 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2017/16 Esas, 2017/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d, 58 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2018/507 Esas, 2018/640 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, “Sanık hakkında 2. kez mükerrirliğe esas alınan … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/803 Esas ve 2013/163 karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.” eleştirisi ile esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. İsnat edilen suçun uzlaşma kapsamına alındığına,
2. Yeterli delil olmadığına,
3. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın, tanık H.B. aracılığıyla tanıştığı, 16.11.2016 saat 11.00 sıralarında sanığın, iş bulmasına yardımcı olacağı, bu hususta eniştesinin yardımcı olacağını belirterek katılanı, katılana ait 20 .. … plakalı aracıyla annesiyle ikamet ettiği eve götürdüğü, katılanın kanepede oturduğu sırada sanığın elinde pamukla gelerek katılanın ağzını ve burnunu pamukla kapattığı, katılanın mücadele etmesi üzerine sanığın katılanı yere yatırarak üzerine oturduğu, üzerine bastırarak, katılanın kolunda takılı olan 6 adet bileziği, parmağındaki iki adet yüzüğü, çantasında bulunan 8.000 doları, 900,00 TL parayı, Samsung Note-4 marka cep telefonunu, bir adet altın zinciri aldığı ve olay yerinden katılana ait 20 .. … plakalı araçla kaçtığı, yapılan soruşturma sırasında aracın 17.11.2016 tarihinde kolluk görevlileri tarafından terk vaziyette bulunarak katılana teslim edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

2.Tanık H.B.’nın, katılan ile sanığın telefonda görüştüklerini ve sanığın katılana iş bulma vaadinde bulunduğuna ilişkin beyanda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın komşusu olan tanık M.E.’nin, katılanın olay günü sağa sola koşarak bağırdığını ve “Altınlarımı çaldılar, arabamı götürdüler” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

4. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

5. Sanığın savunmaları dosya arasında mevcuttur.

6. Dosya içerisinde 16.11.2016 ve 17.11.2016 tarihli olay yeri inceleme raporları mevcuttur.

7. Dosya içerisinde bulunan 16.11.2016 tarihli katılana ait adli muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, görülmüştür.

8. Dosya arasında 17.11.2016 tarihli araç teslim tutanağı mevcuttur.

9. Sanığa ait adli sicil kaydı dosya arasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanığa İsnad Edilen Suçun Uzlaşma Kapsamına Alındığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığa isnad edilen ve işlediği kabul edilen 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında uzlaşma kapsamında olduğu belirtilerek eleştiri yapılan kısmın sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda ki dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Yeterli Delil Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalarda tutarlı beyanları, beyanlarını doğrulayan tanıkların beyanları ve adli muayene raporu, olay yeri inceleme raporu içeriğine göre olayın yaşandığı evde katılana ait toka ve küpenin bulunması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Lehe Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 11 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi her olayda uygulanan madde olmayıp, dosya kapsamına göre koşulları oluştuğu kanaatine varıldığında uygulanacağı, ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararda ve hükümde yeterli gerekçe ile sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın hakları hatırlatılarak, isnad edilen suç hakkında müdafi ile birlikte kamuya açık olarak yapılan yargılama sırasında savunmasını yaptığı ve hakkında karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2018/507 Esas, 2018/640 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.