YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23809
KARAR NO : 2023/9358
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2016 tarihli ve 2016/2014 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 37/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2016/108 Esas, 2017/69 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-h, 168/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6’şar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/2423 Esas, 2017/2370 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun reddine
“…Ancak; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanıklar müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Müştekinin iftira attığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihi olan 06.04.2016 günü sanık … ile sanık …’un gece saat 00.30 sularında katılan …’nin ikametine geldikleri, öncesinde sanık …’un katılan … ile aynı evde kalan tanık A.G.’yi telefon ile arayarak yanlarına geleceklerini söylediği, bu şekilde sanıkların, katılanın evinin adresini bilen … ve … isimli şahıslarla birlikte katılanın kaldığı ikamete gittikleri, sanık … ile katılan … arasında eskiye dayalı husumet olduğu, sanıkların burada katılan …’e özel konuşmak istediklerini söyledikleri, evin dışına çıktıkları, …’in ve … isimli şahısların yürüyerek yanlarından ayrıldığı, sanık …, sanık … ve katılan …’in otomobile bindikleri, sanık …’nin aracı kullandığı, sanıkların otomobili ıssız bir yere doğru sürdüğü, yolda sanık …’un katılanı darp etmeye başladığı, otomobil durunca her iki sanığın birlikte katılan …’i alınan adli muayene raporuna göre vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde darp ettikleri, katılanın cep telefonunu zorla elinden aldıkları, sanık …’un telefonun tuş kilidini zorla katılana açtırdığı ve katılan …’in telefonu ile katılan …’i aradığı ve “Develinin gününü gösterdim, onun anasını bacısını sinkaf ettim, bir daha benimle Nilgün arasına girerseniz senin de a.na koyarım” dediği, bu sırada sanıkların katılan …’i darp etmeye devam ettikleri, sanık …’un katılanın darp edilmiş halini kendi telefonuyla fotoğrafladığı, arbede esnasında sanık …’un aracın bagajına doğru gittiği sırada katılan …’in sanık …’nin elinden kurtularak kaçmaya başladığı ve dosyada tanık olan A.K. isimli şahsın evine sığındığı, bu şahsın polis ekiplerine haber vermesi üzerine katılanın buradan alınarak polis karakoluna götürüldüğü, maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanıkların olay günü katılan ile aralarında (1) numaralı paragrafta anlatılan şekilde tartışma çıktığı ve kavga ettikleri, sanıkların kavga sırasında katılana ait montun ve cep telefonun yere düştüğü şeklinde tevil yollu ikrarda bulundukları görülmüştür.
3. Katılan …’nin darba bağlı nazal (burun) parçalı kemik kırığına neden olan basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmayan 09.06.2016 ve 27.12.2016 tarihli adli tıp raporu dosya içerisinde mevcuttur.
4. Sanıkların olay günü yapılan yer göstermede üzerinde kan lekeleri bulunan atlet ve tişörtün muhafaza altına alındığı, yer gösterme ve muhafaza altına alma tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
5. Olay yakalama üst arama ve muhafaza altına alma tutanağına göre katılanın ev arkadaşı A.G. tarafından görülmesi ve refakate alınması üzerine cadde üzerinde görülen sanıkların yakalandığı, sanık …’nin elinde katılana ait kırmızı ceket olduğu görülmüş ayrıca karakola getirildiğinde bekleme odasında sanık …’un yalnız olduğu ve bekleme odasından ses gelmesi üzerine bekleme odasına girildiğinde oturduğu sandalyenin sol tarafında, kapının arka köşe kısmında ki yerde üzerinde kan lekesi bulunan katılana ait lacivert renkli Samsung s3 mini marka cep telefonu olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır.
6. Tanıklar A.G. ve A.K.’nın beyanları ile katılan …’in beyanlarının (1) numaralı bentte anlatıldığı şekilde gerçekleşen olayla uyumlu olduğu ve katılanın beyanlarıyla örtüştüğü anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/2423 Esas, 2017/2370 Karar sayılı kararı ile;
“…Yapılan yargılamaya, karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonucunda oluşan takdirine, suçun sübut ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı belirleme gerekçelerinin nitelik ve derecesine göre yerinde görülmeyen sair istinaf başvurusunun reddine, Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanıklar müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine..,” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlerde İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, Adli Tıp Kurulu Raporu, katılanı destekleyen tanık beyanları, Yer Gösterme ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı ve Olay Yakalama Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı doğrultusunda sanıklar müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığı, müştekinin iftira attığı ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmeyerek kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılanın aşamalarda alınan beyanı, Olay Yakalama Üst Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı ve tüm dosya kapsamından katılana ait eşyaların iadesi hususunda etkin pişmanlıkta bulunmayan sanıklar hakkında koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde 5237 sayılı Yasanın 168/3. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/2423 Esas, 2017/2370 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümü B bendinde belirtilen eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.