Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23864 E. 2023/10034 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23864
KARAR NO : 2023/10034
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Ceza Genel Kurulu’nun 11.11.2021 tarih, 2020/1-435 esas ve 2021/548 sayılı kararında da “7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin olarak “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” açık hükmü gözetildiğinde elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih değil, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğu” açıkça belirtilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, sanık … müdafiinin yokluğunda verilen mahkûmiyete ilişkin kararın, sanık müdafii adına 30.05.2018 tarihinde yapılan elektronik tebligatın, 5 gün sonra 04.06.2018 tarihinde tebellüğ etmiş sayılması gerektiği, 15 günlük temyiz süresinin 19.06.2018 günü sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında; yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/2255 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve hırsızlık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 142/2-b, 143, 53, 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-h,168/1 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

B. Sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 143, 168/1 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve 2017/156 Esas 2017/268 Karar sayılı ilâmı ile;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK 62/2 maddesinin “(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir ” şeklindeki amir hükmünde sayılan ve kararda gösterilmesi gereken takdiri indirim nedenlerinin sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK 62 maddesinin tatbik edilmemesine dair hüküm fıkrasında göz önüne alınmaması ve kararda belirtilmemesi,
2- Yaralama ve 6136 sym suçlarından dolayı kurulan hükümde sonuç ceza kısa süreli hürriyeti bağlayıcı hapis cezası olup, TCK 50 maddesinin uygulanmamasının karar yerinde tartışılmaması ve gerekçe gösterilmemesi,

3- Sanıklar … ve … hakkında iddianamede sevk maddesi olarak gösterilen yağma suçunun nitelikli hallerinden silahla yağma ile ilgili olarak TCK 149/1-a maddesi C. Savcısının esas hakkındaki mütalaasında da tekrarlanmış olmakla birlikte ; hükümde TCK 149/1-a maddesi tatbik edilmediği gibi bu madde fıkrasının neden tatbik edilmediğinin dosyadaki bilgi ve belgelerle ilişkilendirilerek karar yerinde tartışılmaksızın denetime esas olacak şekilde gerekçeye yansıtılmaması ,

4- Sanıklar … ve … hakkında şantaj suçundan dava açılmış ise de tüm dosya kapsamı itibarı ile eylemin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturması sebebi ile TCK 44 maddesi gereği şantaj suçundan açılan davada ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken bunun yerine şantaj suçundan beraat kararı verilmesi suretiyle CMK. 34, 230, 231 ve 289/1-g maddelerine aykırı olarak yargılama yapılıp hüküm kurulması,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/71 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1.a.c.h,168/1 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

B. Sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 143, 168/1 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

5. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/71 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.05.2018 tarihli ve 2018/640 Esas 2018/1182 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında lehe hükümler ve takdiri hafifletici sebeplerin uygulanmadığına,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Hırsızlık suçuna ilişkin somut ve kesin bir delilin olmadığına,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmaması hususunda yerel mahkemece sebep gösterilmeksizin direnildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ile sanıklardan …’ın bir süredir eşcinsel cinsel ilişki yaşadıkları, olay günü de boş bir inşaatta yine aynı şekilde cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra olay yerine yakın bir yerdeki kahvehaneye giderek birlikte çay içtikleri, daha sonra yanlarına isminin sonradan … olduğunu öğrendiği bir şahsın geldiği, bu kez üçünün aynı inşaata gittiklerini, … ile cinsel ilişkiye girdiğini, …’ın ise …’ın cep telefonu ile bu şahısları kayda aldığı, daha sonra bu iki sanığın cüzdanlarının yerinde olmadığını söyledikleri ve etrafı arıyormuş gibi yaptıkları, bunun üzerine mağdurun üzerini kontrol ettiğini ve kendi cüzdanının da yerinde olmadığını fark ettiği, bulamamaları üzerine mağdurun evine gittiği, eve vardıktan 15 – 20 dakika sonra sanık …’ın ‘cüzdanını bulduk, gel al’ diyerek mağduru çağırdığı, mağdurun bu sebeple çağrılan yere gittiği, bu kez her iki sanığın 1.500,00 TL vermediği takdirde ellerinde bulunan videoyu internete koyarak mağduru rezil edeceklerini söyledikleri ve ellerinde bulunan bıçağı göstererek ‘seni deşerim’ diye tehdit ettikleri ve mağdurun cüzdanında bulunan bankamatik kartını mağdura vererek bankadan para çekmesini söyledikleri, mağdurun bu suretle 1.580,00 TL parayı çekip bu iki sanığa verdiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.

3. Tanık M.K’nın mağduru destekler nitelikteki beyanı dosya arasına alınmıştır.

4. Mağdurun olay günü para çektiğine ilişkin Garanti ve Yapı Kredi Bankasına ait dekontlar dosya içerisinde mevcuttur.

5. 17.12.2015 tarihli Olay, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı, Uzmanlık Raporu, Telefon İnceleme Tutanağı, sanıklarla mağdur arasındaki iletişimi gösteren HTS kayıtları dosya arasına alınmıştır.

6. Dosyada, mağdura ait telefonun sanık …’nün üzerinden çıktığına ilişkin tutanak olduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan kurulan ve kesin olan hükme ilişkin eylem ile, nitelikli yağma suçuna konu olan ve temyize tabi olan eylemin irtibatlı olması nedeniyle, hırsızlık suçundan verilen kesin hüküm niteliğindeki mahkûmiyet hükmü kaldırılarak her iki suç yönünden inceleme yapılmıştır.

Diğer temyiz itirazlarının reddi;
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre; mağdur ile sanıklardan …’ın bir süredir eşcinsel cinsel ilişki yaşadıkları, olay günü de boş bir inşaatta yine aynı şekilde cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra olay yerine yakın bir yerdeki kahvehaneye giderek birlikte çay içtikleri, daha sonra yanlarına isminin sonradan … olduğunu öğrendiği bir şahsın geldiği, bu kez üçünün aynı inşaata gittiklerini, … ile cinsel ilişkiye girdiğini, sanık …’ın ise sanık …’ın cep telefonu ile bu şahısları kayıt ettiği, daha sonra bu iki sanığın cüzdanlarının yerinde olmadığını söyledikleri ve etrafı arıyormuş gibi yaptıkları, bunun üzerine mağdurun üzerini kontrol ettiği ve kendi cüzdanının da yerinde olmadığını fark ettiği, cüzdanları bulamamaları üzerine mağdurun evine gittiği, eve vardıktan 15 – 20 dakika sonra sanık …’ın ”cüzdanını bulduk, gel al” diyerek mağduru çağırması üzerine çağrılan yere gittiği, bu kez her iki sanığın 1.500,00 TL vermediği takdirde ellerinde bulunan videoyu internete koyarak mağduru rezil edeceklerini söyledikleri ve ellerinde bulunan bıçağı göstererek ‘bu parayı vereceksin, yoksa seni deşer öldürürüz’ diyerek tehdit ettikleri ve mağdurun cüzdanında bulunan bankamatik kartını mağdura vererek, bankadan para çekmesini söyledikleri, mağdurun da bu suretle 1.580,00 TL parayı çekip sanıklara verdiği, sanıkların parayı aldıktan sonra cüzdanı iade ederek mağduru serbest bıraktıkları, mağdurun evine doğru giderken cep telefonunun da üzerinde olmadığını anladığı, söz konusu telefonun 17.12.2015 tarihinde sanık …’ın üzerinde bulunduğunun tutanakla sabit olduğu, eylemin bu şekilde sübut bulduğu olayda;

Sanıkların önce mağdurun cüzdanını gizlice alıp, sonra cüzdanını bulduk diyerek çağırdıkları yerde, ellerinde bulunan bıçağı gösterip ‘bu parayı vereceksin, yoksa seni deşer öldürürüz’ demek suretiyle 1.580,00 TL parasını ayrıca cep telefonunu aldıklarının anlaşılması karşısında, mağdura ait cep telefonunun çalındığı aşamanın kesin olarak tespit edebilme imkanı bulunmadığından, bu eylemin de yağma içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanıkların eyleminin bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-h maddesinde tanımlanan nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemi bölerek hem hırsızlık, hem de nitelikli yağma suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Sanıklar Hakkında Mağdur …’a Yönelik Nitelikli Yağma ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2018/640 Esas 2018/1182 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.