Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23919 E. 2023/9156 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23919
KARAR NO : 2023/9156
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2017 tarihli ve 2017/133 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2017/187 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ve c) bentleri, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci madde ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/204 Esas, 2018/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle;
1. Suçun nitelikli hallerinin uygulanamayacağına,
2. İsnat edilen suçun güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde katılanın saat 19.30-20.00 saatleri arasında evine giderken, sanık … ‘ın katılanın önüne geçtiği ve ”telefonun var mı” diye sorduğu, katılanın ”telefonum yok” demesi üzerine, ”cebinde telefon var ben gördüm bana verir misin, birini arayacağım” dediği, katılanın da telefonu sanık …’a verdiği, birlikte konuşarak yürüdükleri, bu sırada temyiz dışı sanık …’ın yanlarına geldiği, sanık …’ın aradığı kimseyle görüşemediği, katılana ”telefonu bana ver uyuşturucu alıp geleceğim” demesi üzerine, katılanın cep telefonunu geri istediği, sanık …’ın da cebinden çıkarttığı bıçağı katılanın karnına dayadığı, temyiz dışı sanık …’nin de olay esnasında sanık …’ ın yanında bulunduğu, katılanın da korkarak telefonu vermeyi kabul ettiği, sanıkların birlikte olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Polise ihbarda bulunması üzerine görevli kolluk ekibinin katılan ve babası ile irtibat kurduğu, yaptıkları mülakat neticesinde sanıkların eşgal bilgilerini tespit ettikleri ve sanıkların takılmış oldukları internet kafe çevresindeki şahıslardan sanık …’ın kimlik bilgilerinin tespit edildiği akabinde sosyal medyadan elde edilen sanık resimlerinin katılana gösterildiği, katılanın açık ve net bir şekilde sanığı teşhis ettiğine dair 10.07.2017 tarihli olay ve araştırma tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

3. Katılanın aşamalarda istikrarlı ve birbiri ile uyumlu beyanlarda bulunduğu ve 24.11.2017 tarihli duruşmada sanığı teşhis etmiş olduğu anlaşılmıştır.

4. Sanık aşamalardaki savunmalarında olay günü katılan cep telefonunu rızası ile aldığını ancak geri vermediğini, katılana ait cep telefonunu suç eşyasının satın alınması suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilen …’a sattığını, katılana bıçak çekmediğini ifade etmiştir.
5. Sanık … ifadesinde suça konu cep telefonunu tanık M.K’ya sattığını söylemiştir.

6. Cep telefonu alım satımı yapan tanık M.K’dan kolluk görevlilerince elde edilen suça konu cep telefonunun katılanın babasına teslim edildiğine dair teslim ve tesellüm tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

7. Sanığın kovuşturma aşamasında, katılanın babasının, telefonun sim kartının ve kılıfının iade edilmemesinden kaynaklandığını beyan ettiği 50,00 TL tutarındaki zararı giderdiği dosyada mevcut 24.11.2017 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Suçun Nitelikli Hallerinin Uygulanamayacağına Yönelik;
Sanığın yağma suçunu bıçakla ve temyiz dışı sanık … ile birlikte işlediğinin katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ile sabit olduğu anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin a ve c bentlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suç Vasfına Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık katılandan rızası ile aldığı telefonu geri istemesine rağmen katılana vermeyip karnına bıçak dayamak suretiyle tehdit ederek katılanı korkutup telefonunu geri almasını engellemiş olduğu anlaşıldığından sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 31.05.2018 tarihli karar başlığında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad ve soyadlarının gösterilmemesi 5271 sayılı CMK’nın 232/2-b maddesindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.

4. Kovuşturma aşamasında katılanın zararının kısmen giderilmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulmadan hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin tatbik edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 31.05.2018 tarihli ve 2018/1027 Esas, 2018/1295 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden Gerekçe bölümünün 3 ve 4 numaralı paragraflarında açıklanan eleştiriler dışında CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.