YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23960
KARAR NO : 2023/8919
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2017 tarihli ve 2017/769 Esas numaralı İddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmalarının isteğiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/138 Esas, 2017/255 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında niteli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile celandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/3437 Esas, 2018/578 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ve … Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Yeterli delilin bulunmadığına,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Suç vasfının doğru tayin edilmediğine ,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’nın saat 14:30 sularında mağdurun iş yerine gelip başka bir iş yerinin adresini sorduktan sonra ayrıldığı, yaklaşık 10 dakika sonra sanık … ile birlikte geri gelip önce müşteri olarak bulunan tanık Z.K’yi dışarı çıkmasını sağladıktan sonra sanık …’in mağdura “…Sen benim 21 ayımı aldım. Ben … Cezaevinden kaçtım. Sen beni ihbar ettin benim aylık kazancım 3000 lira, bana 21 ayın karşılığında 20 sine kadar vermeszsen çoluğun çocuğun var biz seni uzun zamandır takip ediyoruz ya bu şehri terk et ya da olacaklara katlan çoluk çoçuğun başına geleceklerden sen sorumlusun…” şeklinde tehdit içerikli sözler sarf ettiği, sanık …’ın cep telefonu numarası verip parayı hazırladığında bu numarayı aramasını istediği, ardından “…Bu parayı vereceksin koçum..” diyerek iş yerinden ayrıldıklarının kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Tanık Z.K.’nın olaydan hemen sonra verdiği bilgi alma şeklindeki 13.01.2017 tarihli ifadesinde mağdur anlatımıyla uyumlu beyanda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanıkların mağdurun iş yerine ürün bakmaya geldiklerini belirtip suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A- Delil Yetersizliği Yönünden
Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı anlatımları ve bunu doğrulayan tanık Z.K.’nin olaydan hemen sonra alınan bilgi alma şeklindeki ifadesi ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanıkları suçu sabit görülmüş ve kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B- Suçun Vasfı ve Unsurları Yönünden
Bir başkasının hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınabilir bir malının rızası dışında alınması eylemi hırsızlık suçunu oluşturur. Bir başkasının cebir, şiddet veya tehdit ile alınıp kendi hüküm ve tasarruf altına sokulması ile yağma suçunu oluşturur. Mal alınamamışsa eylem teşebbüste kalır. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın sanık tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdit ile oluşturulmak istenen tehlike boyutu her olayın özelliğine göre hakim tarafından takdir edilir. Tehditte mağdurun korkması değil tehdit nedeniyle sanığın istediğine boyun eğmesi aranır. Somut olayda sanıkların mağdurdan zorla paraya almaya yönelik eylem ve söylemleri yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğundan kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/2437 Esas, 2018/578 Karar sayılı kararında sanıklan müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.