YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23971
KARAR NO : 2023/9210
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Düzeltilerek esastan red
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2018 tarihli ve 2017/63750 soruşturma No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca nitelikli yağma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2018 tarihli ve 2018/53 Esas, 2018/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri,168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/2429 Esas, 2018/2432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2021 tarihli ve 6-2018/105572 sayılı tebliğnamesi ile, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
1.Sanığın atılı suçu işlemediğine
2.Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına
3.İstinaf kararı ile aleyhe değiştirme yasağına uyulmadığına
4.Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına
5.Eşitlik ilkesine aykırı olarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca temyiz dışı sanıktan daha az indirim oranı uygulanmasına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçinin Irak vatandaşı olduğu, yaklaşık bir hafta önce turist olarak Mersin’e geldiği, suç tarihinde kafede sanık … ile tanıştığı, birlikte yakında bulunan balıkçı barınağındaki … isimli tekneye gittikleri, sonra da geceden sayılan zaman diliminde … Deresi civarında yürüyüş yaptıkları sırada sanık …’nın çağırması üzerine temyiz dışı sanık …’ın geldiği, temyiz dışı sanık …’ın şikâyetçinin kollarını tuttuğu, sanık …’nın ise şikâyetçinin ağzını kapattığı ve cebinde bulunan 1.900.-USD, 1.000.-TL , Samsung marka cep telefonunu ve pasaportunu alarak kaçtıkları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Şikâyetçinin kollukta alınan beyanı mevcuttur.
3. Sanık aşamalarda, şikâyetçi ile olay günü buluştuğuna, …’ın bu sırada yanlarına geldiğine, … ile şikâyetçi arasında arbede yaşandığına ilişkin savunmada bulunmuştur.
4. Kolluğun 31.12.2017 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında şikâyetçinin sanığı teşhis ettiği anlaşılmaktadır.
5. Kolluğun 31.12.2017 tarihli tespit ve teslim tutanağında; temyiz dışı sanığın rızası ile kolluğa teslim ettiği bataryasız ve sim kartı bulunmayan cep telefonunun şikâyetçiye teslim edildiği belirtilmiştir.
6. Kolluğun arama, yakalama ve muhafaza alma tutanağında; temyiz dışı sanık … yakalandığında yapılan üst aramasında 2.870,00 TL ve 100 dolar ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, şikâyetçiye ait cep telefonunun ise sanık … tarafından dayısı olan tanık C.T. aranarak kolluğa getirmesi sağlanmak suretiyle şikâyetçiye teslim edildiği belirtilmiştir.
7. Temyiz dışı sanık … müdafii tarafından 4.5.2018 tarihinde 5.200,00 TL paranın mahkeme veznesine depo edildiğine dair tahsilat makbuzu dosya arasındadır.
8. Adli sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanık … hakkında birden fazla kişi ile birlikte gece vakti yağma suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünün 5.paragrafından sonra gelmek üzere “Sanık …’ın adli sicil kaydındaki Adana 22 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/611 Esas, 2017/787 Karar sayılı 23/11/2017 kesinleşme tarihli ilamı ile 1 Yıl 8 Ay hapis cezası nedeniyle sanığın hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” paragrafının eklenmesine, bunun dışında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve delillerin gerekçeli kararda usulünce tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve eleştirilen ve düzeltilen hususlar dışında, cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Atılı Suçu İşlemediğine ve Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Şikâyetçinin beyanı, sanık savunması ve kolluk tutanakları karşısında, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İstinaf Kararı ile Aleyhe Değiştirme Yasağına Uyulmadığına ve Sanığın Savunma Hakkının Kısıtlanması Suretiyle Kararın Değiştirilmesine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği, sanık ve müdafiinin hazır olduğu 22.03.2018 tarihli celsede iddianame ve ekleri ile ait adli sicil kaydının okunduğu, bu doğrultuda savunma ve beyanın alındığının anlaşıldığı, kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe istinaf yoluna başvurulduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesi uygulanmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanmasına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın suç tarihinde şikâyetçinin cep telefonunu parasını ve pasaportunu yağmaladıkları, soruşturma devam ederken sanık …’ın şikâyetçiye ait telefonu bataryası ve sim kartı eksik halde kolluğa teslimini ve şikâyetçiye iadesini sağladığı, …’ın yapılan üst aramasında da 2.870,00 TL ve 100 dolar ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, para miktarı yönünden kalan zararın kovuşturma aşamasında temyiz dışı sanık … tarafından giderildiği, pasaportun iade edilmediği ve cep telefonunun parçaları eksik şekilde iade edildiği gözetildiğinde tam iadenin gerçekleşmediği, cep telefonunun rıza ile teslimi yönünden kısmi iade hükümlerinin değerlendirilmesinin gerektiği, şikâyetçinin yabancı uyruklu olması ve adresinin tespit edilememesi nedeniyle kovuşturma aşamasında beyanının alınamadığı da hususu göz önünde bulundurulduğunda, kısmi iadeye rızanın olmadığı kabul edilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 168/3. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Şikâyetçinin kovuşturma aşamasında beyanının alınamadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, kısmi iadeye rızanın olmadığı kabul edilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 168/3. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Emanetin 2018/403 sırasına kayıtlı olan paranın şikâyetçiye iadesinin sağlanamaması durumunda, 5237 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca kazanç müsaderesinin değerlendirilmesinin mahallinde gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/2429 Esas, 2018/2432 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.