Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23973 E. 2023/9170 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23973
KARAR NO : 2023/9170
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM :İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/31043 soruşturma Nolu 12.11.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçundan kamu davası açılmıştır.

2. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçunun yasada yağma suçunun daha az ceza gerektiren hali olarak düzenlendiği ve 5235 sayılı Yasanın 12/1. maddesine göre bu suçlarla ilgili davaya bakmanın Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2016/60 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı basit yaralama suçundan yargılama yapma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verdiği, olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın re’sen Yargıtay 5. Ceza Dairesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21.04.2016 tarihli ve 2016/3566 Esas, 2016/4139 Karar sayılı kararı ile yerinde görülmeyen … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2016/60 Esas 2016/24 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

5. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/220 Esas, 2017/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

6. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/220 Esas, 2017/167 Karar sayılı kararının katılan tarafından istinaf yoluna götürülmesi üzerine; … Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2018 tarihli ve 2017/1834 Esas, 2018/461 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Sebebi
1.Kararın usule ve yasaya aykırılığına
2.Lehe hükümlerin uygulanmadığına

B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi,
1.Sanığın atılı suçu işlemediğine
2.Kamera araştırması yapılmaması ve sanığın ismini bildirdiği tanığın dinlenmemesi nedeniyle kararın hukuka aykırılığına
3.Sanığın katılanın kardeşinden alacaklı olması nedeniyle katılan ile de aralarınca hukuki ilişki bulunduğunun kabul edilmesi gerekirken sanığın yağmadan cezalandırılmasının yasal dayanaktan yoksun olduğuna
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi olan 02.07.2015 günü saat 18.10 sıralarında Aydemir Spor salonu önünde katılanın arkadaşları ile oturduğu sırada sanığın, katılanın ağabeyi … ile aralarındaki bir ticari ilişkiden doğan alacağını tahsil etmek için katılanın üzerine saldırdığı, belinden çıkardığı ele geçmeyen ekmek bıçağı ile omuzundan tutarak sağ kalça ve bacağına doğru isabet ettirerek 3 bıçak darbesi ile yaraladığı, akabinde bıçakla birlikte olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, katılanın Toros Devlet Hastanesinden alınan adli muayene raporuna göre de sağ kalça ve bacak bölgesinde 3 ayrı yerde kesi mevcut olacak şekilde yaşamını tehlikeye sokmayarak basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir şekilde yaralanmasına neden olunduğu maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları mevcuttur.

3. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dosya arasındadır.

5. Sanığın katılana yönelik tehdit eylemi nedeniyle cezalandırılmasına ilişkin … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/202 Esas, 2016/568 Karar nolu karar sureti ile sanığın katılanın babasına yönelik yağmaya teşebbüs eylemi nedeniyle cezalandırılmasına ilişkin … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/23 Esas, 2016/214 Karar sayılı karar sureti dosya arasındadır.

6. Tanık O.S.nin sanıkla aralarında ticari ilişki bulunduğuna ilişkin beyanı mevcuttur.

7. Adli sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
“Olay tarihi öncesinde sanık …’ın katılanın ağabeyi olan tanık O. S. ile aralarında ticari ilişki bulunup, sanığın bu kişiden olan alacağını tahsil edemediği, bunun üzerine sanığın katılan ve ailesinin diğer fertlerinden bu alacağını talep etmeye başladığı, katılanın sanığa herhangi bir borcunun olmadığını belirterek ödemeyi reddettiği, bu sebeple olay günü saat 18.10 sıralarında sanığın katılanı takip ederek katılanın gittiği … ilinde bulunan Aydemir Spor Salonuna gidip burada beklemekte olan katılana elinde bulunan bıçakla saldırıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralayarak olay yerinden kaçtığı, katılanın dairemizce tutarlı ve samimi görülen beyanları, doktor raporu, tanık beyanı ve dosya kapsamında bulunan diğer tüm delillerle sabit olmakla, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın eylemi bir hukuki ilişkiden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla kasten yaralama suçu olarak kabul edilmiş ise de, sanık ve katılan arasında olay tarihi öncesinde herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığı bu sebeple sanığın eyleminin silahla yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, istinafa konu kararın CMK.280/2. Maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın işlediği sabit olan silahla yağmaya teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK.149/1-a, 35/1-2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.” denilmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni bir hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Katılanın Kardeşinden Alacaklı Olması Nedeniyle Katılan ile de Aralarınca Hukuki İlişki Bulunduğunun Kabul Edilmesi Gerekirken Sanığın Yağmadan Cezalandırılmasının Yasal Dayanaktan Yoksun Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir. Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.
Ancak anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanık ve katılan arasında olay tarihi öncesinde herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığı bu sebeple sanığın eyleminin silahla yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğunun sabit olduğu anlaşılmakla eylemin nitelikli yağmaya teşebbüs suçuna oluşturduğunu kabul eden bölge adliye mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın Olay Günü …’de Olması Nedeniyle Atılı Suçu İşlemediğine, Kamera Araştırması Yapılmaması ve Sanığın İsmini Bildirdiği Tanığın Dinlenmemesi Nedeniyle Kararın Hukuka Aykırılığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları, sanık savunması, yakalama kararı, tanık O.S.’nin katılanı destekler beyanı ve adli muayene raporları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Lehe Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2017/1834 Esas, 2018/461 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.