Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23978 E. 2023/9067 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23978
KARAR NO : 2023/9067
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/16096 soruşturma numaralı ve 05.12.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2017 tarihli ve 2016/398 Esas, 2017/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 168/3, 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/2967 Esas, 2018/496 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Dosyada delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun, cebir ve tehdit olmaksızın telefonunu rızası ile teslim ettiğine, bu nedenle güveni kötüye kullanma suçundan söz edilebileceğine, bu suçun da şikayete tabi olması nedeniyle sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, mağdur …’ı yolda görmesi üzerine yanına bisikleti ile yaklaşarak telefonunu kullanmak için istediği, mağdurun telefonunu verdiği ancak daha sonra telefonu geri istediğinde sanığın vermeyerek elinde bulunan tornavidayı mağdura doğru sallayarak telefonu almasını engellediği ve bisikleti ile mağdurun yanından uzaklaşmaya başladığı, mağdurun da arkasından koştuğu, bunun üzerine sanığın yavaşlayarak mağdura hitaben ”Bu telefonu sana mı vereceğim o…. çocuğu” şeklinde hakaret ettiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun aşamalardaki beyanlarında, olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı ve 14.02.2017 tarihli celsede alınan beyanında zararının, yaklaşık bir hafta önce tamamen karşılandığını beyan ettiği görülmüştür.

3. Sanık savunmasında özetle, “Telefonu kullanmak istediğini söyleyerek mağdurdan aldığını, geri istediğinde vermediğini, elinde tornavida tuttuğunu ancak mağdura göstermediğini, daha sonra telefonu 450,00 TL’ye sattığını” belirterek tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

4. Olay yerini gösteren Ersan Apartmanına ait kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda kollukça yapılan araştırmada sanığın belirlendiğine ilişkin 02.10.2016 tarihli olay araştırma yakalama ve üst arama tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

5. Olay anını gösterir görüntü kaydına dair 28.09.2016 tarihli görüntü inceleme tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Güveni kötüye kullanma suçu, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması veya bu devir olgusunun inkar edilmesidir.

Yağma suçu ise, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.

Cebir veya tehdit, “Yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık veya malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince;

Mağdurun beyanı, sanığın savunması ile dosya içerisinde mevcut olay anını gösteren kamera kaydına dair görüntü inceleme tutanağı ve diğer belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanığın eyleminin sabit olduğu, sanığın tornavida göstermesi nedeniyle suçun tehdit unsurunun oluştuğu, suçun doğru vasıflandırıldığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/2967 Esas, 2018/496 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.