YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23979
KARAR NO : 2023/8925
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğnamede 23.05.2017 tarihinde işlenen nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden görüş belirtilmiş ise de; sanık … müdafiinin 17.04.2018 tarihli temyiz dilekçesinde sadece 20.05.2017 tarihinde işlenen nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm hakkında temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında 23.05.2017 tarihinde işlenen nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2017 tarihli ve 2017/2828 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/110 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/110 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2018/611 Esas, 2018/747 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın beraatine,
2. Erteleme dahil lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi olan 20.05.2017 günü sanığın annesi olan mağdur ile ikametlerinde bulundukları sırada mağdurdan para istediği, mağdurun kendisinde para olmadığını söylediği, bu sırada sanığın sobanın yanında duran kovanın içerisinden soruşturma kapsamında ele geçirilemeyen bir odunu eline alarak, mağdurun kuyumcuda bulunan hesabından para almak amacıyla mağdura kuyumcuyu arattığı, mağdurun da kuyumcuyu arayarak hesabında bulunan paradan sanığa 1.000,00 TL para vermesini söylediği, akabinde sanığın giderek kuyumcudan 1000,00 TL parayı aldığı, mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde,” Olay günü kendisine telefon almak amacıyla annesi olan mağdurdan 1.000,00 TL para istediğini, annesinin de kuyumcuyu arayarak kendisine para vermesini söylediğini, bu sırada annesinin tehdit edip, zorlanmadığını, para isterken elinde odun olmadığını”, belirttiği, kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, “Çalıştığı dönemlerde annesine para gönderdiğini, annesinin de paranın bir kısmını kuyumcuda bulunan hesabına yatırdığını, hesaptan kendisinin para çekme yetkisi bulunmadığından parayı annesinden istediğini, annesinin de kendi rızasıyla parayı kuyumcudan istediğini” beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Mağdurun kovuşturma aşamasında, kuyumcuyu kendi rızasıyla aradığını, kuyumcuda bulunan hesabın sanık ile ortak hesapları olduğunu ve sanığın odunla kendisini tehdit etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın inkâra dayalı beyanlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu, mağdur …’in mahkemedeki beyanlarının ise oğlunu, alacağı muhtemel cezadan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebeni yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Erteleme Dahil Lehe Olan Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2018/611 Esas, 2018/747 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.