YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23986
KARAR NO : 2023/8942
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/80 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentler, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/177 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci maddesi uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/164 Esas, 2018/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi,
Suça konu uyuşmazlığın hukukî ihtilaf niteliğinde olduğu, mahkemenin kabulüne göre alacağın tahsili amacıyla yağma hükümlerinin uygulanması gerektiği, hüküm kurulurken alt sınırdan ayrılma ve teşebbüs hükümleri bakımından ise indirim oranının alt sınırdan uygulanmasının gerekçesinin belirtilmediğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdur …’nin oğlu arasında hayvan alım satımı sebebiyle borç ilişkisinin bulunduğu, sanığın alacağını istemek için mağdurun evine geldiği ve mağduru ölümle tehdit ederek bir tahta parçası ile ayaklarına vurup basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, bu eylem sırasında mağdurun sanığa herhangi bir para ödemediği, akabinde sanık ve ailesinin özür dilemesi üzerine oğlunun borcunu üstlenerek peyderpey 12.00,00 TL ödeme yaptığı ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği görülmüştür.
2. Bolvadin Dr. Halil İbrahim Özsoy Devlet Hastanesi’nce düzenlenen mağdurun anlatımıyla uyumlu şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığını bildirir 13.04.2017 tarihli genel adli muayene raporu dosya arasında yer almaktadır.
3. Mağdurun tüm aşamalarda tutarlı beyanlar verdiği görülmektedir.
4. Sanık Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği ilk beyanında alacağını istemek üzere mağdurun evine gittiğini fakat tehdit ve yaralama iddialarını kabul etmediğini belirtmiştir.
5.Tanıklar G.G. ve H.G. sanığın alacağını istemek üzere mağdurun evine gittiklerini, herhangi bir tehdit ve yaralama olayının yaşanmadığını, akabinde anlaşarak bir miktar para aldıklarını ve notere giderek mağdurdan senet aldıklarını beyan etmektedirler.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Eylemin Sübutu ve Niteliği Bakımından
Mağdurla sanık arasında hukukî bir alacak verecek olmadığının sanık, mağdur ve tanık beyanları ile sabit olduğu görülmektedir. Mağdurun tutarlı anlatımlarının genel adli muayane raporu ile doğrulandığı ve sanığın tevil yollu ikrarı ile mağdurun evine gittiğini kabul etmesi karşısında eylemin nitelikli yağmaya teşebbüs olduğu ve sanık tarafından işlendiği sabittir. Her ne kadar mağdur, sanığın özür dilemesi üzerine rızası ile sanığa ödeme yapmış ise de bu borç ilişkisinin tarafı kendisi değil oğludur. Bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Ceza Tayini Bakımından
Sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan ayrılma gerekçesi olarak gösterilen “…suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın güttüğü amaç ve saiki, birden çok nitelikli halin birleşmiş olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde…” gerekçesi hukuken yerinde ve yeterli görülmüştür. Teşebbüs hükümleri uygulanırken ise indirim oranı kanuni sınırları içerisinde takdiren belirlenmiştir. 5237 sayılı TCK’nın 62 nci maddesinde yer alan indirim hükmünün uygulanması mahkemenin takdirinde olup, gerekçe olarak gösterilen “Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, işlemiş olduğu suçtan dolayı pişmanlık sergilememesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde…” sebepleri hukuka uygun ve yeterli görülmüştür. Tüm bu nedenlerle sanık hakkında kurulan hükümde ceza tayinine yönelik temyiz sebepleri bakımından bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/164 Esas, 2018/155 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.