Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23988 E. 2023/9246 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23988
KARAR NO : 2023/9246
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2017 tarihli ve 2017/929 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 37/1 ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/51 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149/1-c, 62/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/51 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.12.2017 tarihli ve 2017/2801 Esas 2017/2530 Karar sayılı ilamı ile;
“Suça konu cep telefonunun soruşturma sırasında ele geçirilerek mağdura teslim edilmesi, mağdurun yargılama sırasında talimat yoluyla alınan beyanında telefonu teslim aldığında telefonun kırık olduğunu ve çalışmadığını, 23/03/2017 tarihli dilekçesinde zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında, sanıkların cezalarından TCK’nun 168/2-3 maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2017/484 Esas, 2018/123 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bozmaya uyularak nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1.maddesi delaletiyle 149/1-c, 168/2-3, 62/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/1164 Esas, 2018/902 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına ve atılı suçun hırsızlık suçu oluşturduğuna,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına,
2.Sanık …’un atılı suçu tek başına işlediği ve sanık …’ın bu eyleme iştirak etmediğine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun telefon ile konuşur vaziyette, 08.01.2017 günü sabah saat 09.00 sıralarında kızı tanık E.A. ile birlikte yürürken sanıkların mağdura arkadan yaklaştıkları, sanık …’un mağduru itekleyerek elindeki telefonu aldığı, sanık … ile birlikte kaçmaya başladıkları, hemen polis ekiplerine haber verildiği, kolluk görevlileri tarafından çevrede araştırma başlatıldığı ve mağdurun telefonunun bir binanın 5 inci katında kapalı vaziyetteki su saatinin içinde bulunduğu, kolluk kuvvetlerine yan binada hırsızlık için gelmiş iki kişi olduğu anonsu gelince yan binaya geçildiği ve sanıkların binanın çatısında yakalandıkları, düzenlenen yakalama tutanağına göre sanıkların yakalandıkları anda telefonun yerini kolluk kuvvetlerine söyledikleri maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen 08.01.2017 tarihli yakalama tutanağı dosya arasındadır.

3. Mağdurun, sanıkları soruşturma aşamasında “kesin ve net” şekilde teşhis ettiği belirlenmiştir.

4. Dosya arasında mevcut CD çözümleme tutanağında sanıkların birlikte yürüdükleri belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan samimi beyanı, 08.01.2017 tarihli yakalama tutanağı, canlı teşhis tutanağı ve CD çözümleme tutanağı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Tüm dosya kapsamına göre mağdurun sonradan değiştirmiş olduğu kovuşturma aşamasında verdiği dilekçelere itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanında sanık …’un sırtından itekleyerek sarsılması üzerine telefonunu alarak kaçtığını ve yanında sanık …’ın da olduğu ve onun da koşarak uzaklaştığı, yakalama tutanağına göre de sanıkların birlikte çatı katında saklanırken yakalandıkları anlaşılmakla olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş, bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/1164 Esas, 2018/902 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.