Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/23999 E. 2023/9476 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23999
KARAR NO : 2023/9476
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri gereğince cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle 04.11.2016 tarihinde kamu davası açılmıştır.

2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2018 tarih ve 2016/405 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 62 nci madde gereğince, 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına cezanın kanuni sonucu olarak 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2018/997 Esas, 2018/1417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafıinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2021 tarihli ve 2018/72540 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanığa iftira atıldığı, sanığın beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın suç tarihinden önce bir televizyon kanalına bayan arkadaş bulma amacıyla telefon numarasını verdiği, mağdurun bu telefon numarasını görüp sanığı aradığı kendisini bayan olarak tanıttığı ancak erkek olduğunun anlaşılması üzerine sanıkla tartıştıkları, suç tarihinde anlaşmazlığı konuşmak için buluşmaya karar verdikleri gece saat 20.00 sularında buluştukları havaalanı yoluna doğru gittikleri tenha bir yerde sanık ve mağdurun araçtan indikleri sanığın mağduru darp ettikten sonra üzerindeki paraları ve telefonu istediği mağdurun korkarak cebinde bulunan 8,00 TL para ile 50,00 TL değerindeki cep telefonunu çıkarıp sanığa verdiği sanığın olay yerinden uzaklaştığı zararın yargılama sırasında giderildiği kabul edilmiştir.

2. Mağdurun ısrarlı ve tutarlı beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Sanığın kısmen tevil yollu ikrarı dosya içerisinde mevcuttur.

4. Mağdura ait telefonun sanık tarafından kullanıldığını gösteren HTS kayıtları dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın gece vakti saat 20.00 sularında mağdurla buluştuğu araçla birlikte havaalanı yoluna gittikleri tenha bir yerde sanık ve mağdurun araçtan indikleri, sanığın mağduru darp ettikten sonra üzerindeki paraları ve telefonu istediği, mağdurun korkarak cebinde bulunan 8,00 TL para ile 50,00 TL değerindeki cep telefonunu çıkarıp sanığa verdiği olayda; sanığın eylemi hakkında 5237 sayılı Yasanın 149/1-h, 168/3, 62, 53. maddeleri kapsamında mahkûmiyet hükmü kurulmuş herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.

5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

Maddenin gerekçesinde ise: “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.,

Aynı sayılı Yasanın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle hüküm altına alınmış bir husustur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (Y.C.G.K.) 15.12.2009 günlü, 6/242-291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere. 5237 sayılı Yasanın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.

Aynı Yasanın 145. veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını Aynı Kanunun 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.

Aynı Yasanın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. 5271 sayılı Yasanın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.

Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun’un 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.

Nitekim Y.C.G.K.’nın, Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çfkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.

Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.

Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, mağdurdan 8,00 TL para ve 50,00 TL değerindeki cep telefonunu alan sanık hakkında paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.

Açıklanan nedenlerle;

5237 sayılı Yasanın 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi, sebebiyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yapılan açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2018/997 Esas, 2018/1417 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.