YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24003
KARAR NO : 2023/9976
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2015 tarihli 2015/1850 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2017 tarihli ve 2015/255 Esas, 2017/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a ) benti, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/2882 Esas, 2018/1583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2021 tarihli ve 2018/88767 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Özetle;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanamayacağına,
2. Şikâyetçinin yargılama aşamasında dinlenmesi gerektiğine,
3. Tanık anlatımlarına itibar edilmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde şikâyetçinin iş çıkışı evine giderken yanında arkadaşı olan tanık T.B.B olduğu halde sokakta yürürken sanığın yanlarına gelerek para istediği, şikayetçinin ve tanığın paralarının olmadığını söyledikleri, sanığın elinde bıçak olduğu halde şikayetçinin elindeki cep telefonunu çekip aldığı, şikâyetçinin cep telefonunu geri istediğinde sanığın elindeki bıçağı şikâyetçiye doğru savurduğu ve kaçmaya başladığı, şikâyetçinin bir süre sanığı takip ettiği ancak sanığın geri dönerek bıçağı gösterince şikâyetçinin takibi bırakarak polis merkezine başvurduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
2. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan beyanının ve savcı huzurunda alınan beyanının birbiri ile uyumlu olduğu görülmüş, savcı huzurunda kendisini gösterilen fotoğraftan sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.
3. Tanık T.B.B’nin soruşturma aşamasındaki beyanının şikayetçi beyanlarını destekler mahiyette olduğu anlaşılmıştır.
4. Kolluk güçleri tarafından düzenlenen 07.09.2013 tarihli araştırma tutanağı, 08.08.2013 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık savunmalarında olay günü şikayetçi ve tanık ile karşılaştığını, aralarında kavga çıktığını ifade etmiş, ancak yağma suçlamasını kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/2704 Esas, 2018/78 Karar sayılı kararında; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükümle ilgili olarak ” Oluş ve kabule göre, Müştekinin suç tarihi olan 07/09/2013 tarihinde iş çıkışı evine giderken yanında tanıklardan … olduğu halde Beylikdüzü Siyavuşpaşa mevkiine geldiğinde şüphelinin müştekiden para istediği, müştekinin parasının olmadığını söylemesi üzerine sanığın ele geçirilemeyen bıçağı göstererek sanığın elindeki cep telefonunu çekip aldığı, sanığın cep telefonunu geri istediğinde sanığın elindeki bıçağı müştekiye doğru savurduğu ve kaçmaya başladığı, şeklinde anlatılan olayda ; müşteki ve tanık anlatımları ve kolluk tarafından tutulan tutanakta belirtildiği üzere eylemin gece vakti gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmış ve Mahkeme hükmünde TCK 149/1-h maddesinin uygulanmadığı gibi, karar gerekçesinde de bu yasa maddesinin uygulanmama sebebi gösterilmemiş ise de, bu hususta aleyhe istinaf talebi olmadığı görülmüştür. ” şeklinde eleştirilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 01.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5. maddesi ile değişik 188 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen “Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir.“ şeklindeki şeklindeki cümle de gözetilerek, sanık müdafiinin bir önceki 27.04.2017 tarihli celsede hazır olup duruşma gününden haberdar olmasına rağmen mazeretsiz olarak 04.10.2017 günlü karar oturumuna gelmediği anlaşıldığından, tebliğnamede bu konuda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanamayacağına yönelik;
Şikâyetçi ve tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmiş olduğunu ifade etmiş olmaları ve kolluk güçleri tarafından düzenlenen 07.09.2013 tarihli araştırma tutanağı içeriği karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentini uygulayan ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Şikâyetçinin yargılama aşamasında dinlenmesi ve zararının karşılanıp karşılanmadığının sorulması gerektiğine yönelik;
Kovuşturma aşamasında şikâyetçiye ulaşılamadığından ilk derece mahkemesince dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilerek soruşturma aşamasında alınan beyanlarının duruşmada okunduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin bu husustaki temyiz itirazları reddedilmiştir.
Sanık 13.10.2016 tarihli celsede zararı karşılamadığını beyan etmiş olmasından ötürü şikayetçinin zararının giderilmemiş olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin bu husustaki itirazları da yerinde görülmemiştir.
3. Tanık anlatımlarına itibar edilmediğine yönelik;
Tanık T.B.B olayın sıcağı ile soruşturma aşamasında şikâyetçinin beyanlarını doğrular nitelikte anlatımda bulunduğu halde kovuşturma aşamasında bu beyanını çeşitli nedenlerle değiştirdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince tanığın kovuşturmaki beyanına itibar edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/2882 Esas., 2018/1583 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.