Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24006 E. 2023/9361 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24006
KARAR NO : 2023/9361
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.01.2017 tarihli ve 2017/10136 Soruşturma No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 31/3, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/48 Esas, 2017/316 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-h, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2018/1092 Esas, 2018/1476 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu somut delil olmadığı, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Gönüllü vazgeçme veya teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşını doldurmadığı, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/2 maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk …’nın, 17.01.2017 günü gece saat 19.45 civarında, Esenyurt Osmangazi Mahallesi 2619 Sokak üzerinde elinde cep telefonu, kolunda çantası olduğu halde yürümekte olan şikâyetçi …’nın arkasından yaklaşarak, şikâyetçinin elindeki cep telefonunu almak istediği, şikâyetçinin telefonunu sıkıca tutup vermemesi üzerine şikâyetçinin omuzunda takılı çantayı çekip aldığı, şikâyetçinin çantasını suça sürüklenen çocuğun elinden hızlıca geri aldığı, suça sürüklenen çocuğun tekrar telefonu almak istediği, şikâyetçinin vermemesi, direnmesi üzerine şikâyetçinin karnına dizi ile vurarak, zorla şikâyetçinin elindeki cep telefonunu alarak kaçtığı, şikâyetçinin “Hırsız var” diye bağırması üzerine tanık Ü.Ç.’nin bu sesi duyarak suça sürüklenen çocuğun peşinden gittiği ve suça sürüklenen çocuğu tanık Ü.Ç. ile birlikte olaya müdahale eden vatandaşların kovalamacası sonucu yakaladıkları, suça sürüklenen çocuğun henüz elinde bulunan telefonu alarak şikâyetçiye verdikleri bu suretle suça sürüklenen çocuğun gece vakti yağma suçunu işlediği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmasında tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Olayın (1) numaralı paragrafta belirtilen şekilde cereyan ettiği, sanığın çevredeki vatandaşlar tarafından yakalandığı ve şikâyetçi tarafından suça sürüklenen çocuğun teşhis edildiği, 17.01.2017 tarihli tutanağa göre tespit edilmiştir.

4. Tanık Ü.Ç.’nin aşamalarda alınan beyanının şikâyetçinin beyanını teyit eder ve doğrular nitelikte olduğu, suça sürüklenen çocuğun elinde telefon varken yakaladığını ve sahibine teslim ettiğine dair ifadesi dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükümde İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan İncelemede;
1. Şikâyetçinin aşamalardaki istikrarlı beyanları, 17.01.2017 tarihli tutanak, tanık Ü.Ç’nin beyanı, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu savunmaları karşısında suça sürüklenen çocuk müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, somut delil olmadığına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmeyerek hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Gönüllü vazgeçme veya teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin gerekçe yönünden; 5237 sayılı Yasanın Suça Teşebbüs başlıklı 35. maddesinde “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. ” denilmektedir.
Keza, aynı Kanun’un Gönüllü vazgeçme başlıklı 36 maddesinde ise “Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.” demektedir.
Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin çantasını yağmaladıktan sonra yardım istemesi üzerine çevredeki vatandaşlar tarafından yakalanarak suça konu çantanın iade edildiği anlaşıldığından koşulları bulunmadığından ilgili kanun hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşını tamamladığı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Yasanın 31/2. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmeyerek hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2018/1092 Esas, 2018/1476 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin iseİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.