YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24095
KARAR NO : 2023/9267
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.01.2017 tarihli iddianamesi ile; sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ya yönelik yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2017 tarihli ve 2017/18 Esas, 2017/219 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2018/962 Esas, 2018/1098 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Sanıkların silahla yaralama fiilini başka hangi saikle işlediklerinin ortaya konulmadığı, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde temyiz dışı mağdur …’ın kullanımındaki araç ile mağdur … ve tanık A. K’nin seyir halinde oldukları sırada yol verme konusunda temyiz dışı mağdur … ile sanık …’un birbirlerine selektör yaptıkları, akabinde sanık …’ın, babası sanık …’a ait silah ile araçtan aşağı indiği, temyiz dışı mağdur …’ın da araçtan indiği ve sanık …’a ”baltayı yanlış taşa vurdun, erkeksen ateşlersin” dediği, bunun üzerine sanığın temyiz dışı mağdur …’ın ayağına doğru bir el ateş ettiği ve onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, mağdur …, temyiz dışı mağdur … ve tanık A. K’nin tüm aşamalardaki anlatımlarında sanık …’ın olay sırasında yalnız olduğunu belirttikleri anlaşılmıştır.
2. Mağdur … mahkemedeki beyanında kollukta alınan beyanı ile çelişki oluşturacak şekilde para isteme olayının olmadığını, sanık …’un temyiz dışı mağdur … ile yol verme meselesi yüzünden tartıştıklarını, kolluktaki beyanını temyiz dışı mağdur …’ın yönlendirmesi sonucu verdiğini belirtmiştir.
3. Temyiz dışı mağdur …’ın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarda para isteme olayının olmadığını, temyiz dışı mağdur … ile yol verme meselesi yüzünden tartıştıklarını, korkutmak amacı ile yere ateş ettiğini belirtmiştir.
5. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş, olay yerinde bulunmadığını belirtmiştir.
6. Tanık A.K. kolluktaki beyanında olay sırasında mağdur …’nın araçta bulunduğunu belirtmiş, mahkemede alınan beyanında da mağdur …’nin mahkemedeki beyanlarını doğrulayıcı beyanlarda bulunmuştur.
7. Silah atışının yere doğru yapıldığı, yol üzerinde sekme izinin bulunduğuna ilişkin 18.04.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.11.2021 tarihli ve 6-2018/55722 sayılı, red görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10/2-3 maddesinde;
“Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz ve çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
6284 sayılı (6284 sayılı Kanun) Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/d maddesinde yer alan “şiddet” tanımına göre;
“Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” ifade eder.
Aynı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında da davaya katılma konusuyla ilgili olarak;
“Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
6284 sayılı Kanun’un 20/2 nci maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 13.12.2019 gün, 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile özetle; 6284 sayılı Kanun’un 20/2 nci maddesi uyarınca, bu kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olayda pozitif ayrımcılığa tabi tutulan mağdurun 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olması nedeniyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aynı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu husustaki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.04.2018 tarihli ve 2018/962 Esas, 2018/1098 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.